Ana içeriğe atla

Franz Kafka and Prague. Harald Salfellner


Prag ile birlikte ilk akla gelen yazar sanırım Kafka'dır. Aklınıza gelmese bile karşınıza her köşe başında çıkar Kafka'ya ilişkin bir şey sokaklarda. Müzesine rastlarsınız, heykelini görürsünüz, onun adını taşıyan kafenin önünden geçersiniz hiç birine rastlamazsanız bile aslında onunla aynı sokaklarda dolaşmaktasınızdır. Mutsuz ve karamsar Kafka, bir dönem çalıştığı binanın penceresinden seyrediyordur sizi, siz farkına varmadan eski kent meydanını turlarken. Öyle mutsuz öyle hapsolmuş hissetmiş ki Kafka Prag'da, İspanyolca öğrenip güney Amerika'ya gitmeyi planlarmış zaman zaman. Dükkan sahibi, otoriter babasının baskılarından mıdır bu bunalmışlık, yoksa çekingen kişiliğinden mi, belki de Yahudi oluşu ve Almanca-Çekçe arasında geçen çocukluğudur sebebi kimbilir.
Türkçe'ye çevrilmemiş olacağını düşünerek İngilizce çevirisini almıştım Prag'dayken Franz Kafka and Prague adlı orijinali Almanca yazılmış kitabı. Bu kadar Türk turistin gittiği bir kent ile ilgili yazılmış kitabın yakın zamanda dilimize de çevrileceğini umarak, Kafka ve Prag ilişkisine ilişkin kitaptan bir kaç kısa derleme yapayım.
3 temmuz 1883 Prag doğumlu Kafka. Hermann ile Julie oğlu. Çiftin Kafka'dan büyük iki oğlu küçükken ölmüş. Kafka'dan sonra 3 kız kardeşi oluyor: Gabriele, Valeri ve Ottilie. Almanca eğitim veren okullarda okuyor.
1906'da Karl-Ferdinand Üniversitesi'nden Hukuk Doktoru ünvanı alarak mezun oluyor. 1 Ekim 1907 tarihinde Wenceslas Caddesi'nde Assicurazioni Generali sigortada çalışmaya başlıyor. 1914'de Felice Bauer ile Berlin'de nişanlanıyor. Bu nişan kısa süre sonra bozuluyor. 1916'da Kafka, şimdilerde hediyelik eşya satan dükkana çevrilmiş olan, Prag kalesini çevreleyen küçük evlerin (Alchemists' Lane) 22 numaralısında kalmaya başlıyor. 1917'de Felice Bauer ile bu kez Prag'da nişanlanıyor, ama bu nişanı da senesi dolmadan bozuyor.
1918 - 1923 arası eski kent meydanındaki Oppelt-House'da ailesi ile birlikte yaşıyor. Arada 1919'da Julie Wohryzek ile kısa süreli nişanlı kalsa da 1923'de Milena Jesenska ile evleniyor. Bu süreler boyunca zaman zaman tüberküloz nedeniyle tedaviler görüyor. Haziran 23'te Jesenska ile evlenen Kafka, aynı yılın eylül sonunda (24 eylül 1923) Prag'ı ve eşini terkedip temmuz ayında Baltık Denizine yaptığı gezide tanıştığı doğu Avrupalı genç yahudi Dora Diamant ile birlike Berlin'e gidiyor.
1924 yılının Mart'ında sağlığı tekrar bozulunca Prag'a ailesinin yanına dönüyor. 3 Haziran 1924'te Kierling'deki sanatoryumda yanında son aşkı Dora Diamant ve arkadaşı Robert Klopstock varken ölüyor. Cenazesi 11 Haziran 1924'de Prag'daki Yeni Yahudi Mezarlığı'na gömülüyor.

Yorumlar

  1. Merhabalar,

    Modern dünya edebiyatının ikonik ve özgün yazarlarından biri olan Franz Kafka’nın aklımda kalan 12 çarpıcı aforizmasını okumanız için sizinle de paylaşmak isterim: http://www.ebrubektasoglu.com/yazi/altini-cizdigim-12-carpici-aforizma/

    -Kendinizi insanlığa bakarak sınayın. Bu, şüphe edeni şüpheye, inananı inanca götürür.
    -İnsanların tüm hataları sabırsızlık, yaptıkları işi sonuçlandırmaya yönelik yöntemleri erkenden terk etme ve sözde sorun gibi görünen bir olguyu belirgin bir sorun haline dönüştürmelerinden kaynaklanır.

    Umuyorum ilgiyle okursunuz,
    sağlıkla kalın.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula