Ana içeriğe atla

Mükemmel Bir Gün, Ferzan Özpetek

Ferzan Özpetek, insan ilişkilerini inceleyen filmler yapmaya devam ediyor. İki çocuklu, boşanmış, annesi ile birlikte yaşamaya başlayan kadın ayaklarının üstünde durmaya çalışırken, adam (bakan koruma polisi olarak çalışmaktadır) karısını unutamamış ve giderek saplantıya dönüşen bir tutkuyla eski günlerini aramaktadır. Bu aile ile babanın korumalığını yaptığı bakanın ailesinin 24 saatinin anlatıldığı film dramatik bir son ile bitiyor. Aslında filmin başında gördüğümüz sahne ve gelişmelerden sonu kestirmek zor olmuyor. Sonunu bilmek, filmi izlenmez yapmıyor. Yakın plan çekimlerle güçlendirilmiş anlatım, İtalyancanın kendine has müziği ile birleşiyor.
Gabriele Paolino'un canlandırdığı Kevin (ailenin küçük çocuğu), göz tembelliği nedeniyle taktığı tek camı puslu gözlüğü ve tombulluğu ile çok sevimli. Özpetek, daha önce çalıştığı oyuncularla çalışmayı tercih eden bir yönetmen anlaşılan. Serra Yılmaz, yönetmenin vazgeçemediklerinden. Bu filmde de sonlarda dondurma satıcısı olarak görüyoruz. Valerio Mastandrea baba (Antonio) rolünde oldukça başarılı. Emma (anne) rolünde Isabella Ferrari, etkileyici bir performans ortaya koymuş. Filmi, büyük kadınların doldurduğu küçük bir salonda izledik. Özpetek'in bir çok filminde bir şekilde ortaya çıkan eşcinsel ilişkiler Mükemmel Bir Gün'de yoktu. İlişkiler üzerine filmlerden hoşlananlara öneririm. İzleyin, pişman olmazsınız...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula