Ana içeriğe atla

günlük giyeceği kıyafetini karısına/kardeşine/annesine seçtiren erkekler

Bu başlıkta bir yazı yazacağım aklıma gelmezdi. Günün en keyif verici etkinliklerinden birisi olduğunu düşündüğüm, bugün ne giysem sorusunu yanıtlama sürecini, bir başkasına devretmeyi kim ister derdim. Arkadaşlarla sohbet ederken fark ettim böyle birilerinin olduğunu. Sonra, sayılarının az olmadığını görünce, böyle bir yazı yazayım dedim. Belki durumu açıklayan yorumlar gelir. Böylesi, bence çok ilginç, bir durumun nedenini anlamış olurum/z. Yorum yazmaya niyetliler için durumu bir kaç maddede özetleyeyim:

  • Günlük ne giyeceğine bir başkası karar veriyor. Çoğunlukla bir gece öncesinde, giyilecek kıyafetler seçilip dolapta yerini alıyor. Bu seçim işlemini haftalık yapanlar da var(mış). Pazartesinden cumaya giyilecekler hazırlanıp, günlerine göre askılarda bekliyor(muş).
  • Seçimin önceden yapılmasında bir gariplik yok elbette. Giyilmesi planlanan kıyafetin temizliği, ütüsü, kravatın cekete, gömleğin pantolona, ayakkabının çoraba uyumuna bakmak lazım. Bu normal süreci, bence, anormal hale getiren, kıyafetlerin seçimini giyecek kişinin dışında birisinin yapması. 
  • Kıyafetleri giyecek kişi çok meşgul, ya da çok ünlü birisi olsa durum o kadar anormal gözükmeyebilir. Kıyafet seçimi, ki bence günün en keyifli etkinliklerinden, için ayıracak vakti olmayanlara ya da dış görünüşün çok önemli olduğu durumlarda profesyonel yardım alınmasını anlayabilirim.
  • Günlük giyecek kıyafetlerini seçmeyen hemcinslerimin çoğu, kıyafet alış verişi işini de kendileri yapmıyor. Gömlekten takıma alış veriş annenin/eşin işleri arasında yer alıyor. Aslında bunda garipsenecek bir şey yok. Günlük giyeceğini seçmeyen birisinin gelecek günlerde neler giyeceğini seçmesi şaşırtıcı olurdu. 
Bana ilk duyduğumda inandırıcılıktan uzak gelen, yukarıda anlatmaya çalıştığım durum, sandığımdan çok daha yaygınmış. Durumu bir de yaşayanlardan okumak isterim. Hemcinslerimden ve hemcinslerime yardımcı olan anne/eş/kız kardeşlerden yorumlar bekliyorum, gelmeyeceğini bilsem bile...

Yorumlar

  1. :-)) evet evet var böyle insanlar. denk gelmiştim. alışverişe gitmiyorlar, anneleri onlara alıyor. Önceleri alışverişten hoşlanmadıklarını düşündüm, sonra anormal olduklarına karar verdim. :-) arzu

    YanıtlaSil
  2. Bana da buna şaşırmış olman ilginç geldi..bu ülkede kadınlar kocalarının hâkimi dir..erkek kendine biçilmiş köle rolünün içinde yaşamaya mecburdur..başka kadınlara seksi çağrışımlar yaptirmayacak kadar /oranda zevkli efendi gösterecek kıyafetleri seçmek ve erkeğini dışarda da kendisi yanında değilken de kontrol altında tutmanin ,bu adamı bir giydiren var demenin açık bir yoludur..kadınlar arasında mesajlasmadir.once bir gömlek hediye edilerek başlayan bu süreç AA canım bu yakıştı çok yakışıklı oldun gigibi devam ederek bazen gerçekte en yakışıksız şekilde giydirme ile sonuçlanan süreçtir..ve erkek artık kendine yakışanı secemeyecek duruma düşer ya da kadınin da zaten istedigine yakın kıyafetler alarak kendini tatmin eder

    YanıtlaSil
  3. Murat ilginç bir yaklaşım. Ben daha farklı düşünüyorum. Belki sen haklısın.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula