Ana içeriğe atla

Uykusuzlar, İnci Aral

İnci Aral'ın yazdıklarını okumaya devam ediyorum. Aral'ın yayınlanmış tüm eserlerini okumak gibi bir hedefim var. Bu bağlamda sahaf ziyaretlerimde, Ankara'da halen "sahaf"lar var, İnci Aral'ın eserlerinin ilk baskılarını arıyorum. Nedense sahaftan edindiğim kitapları okumak daha fazla keyif veriyor. Okuduğum kitaba not düşülmüşse hele. Neyse, Uykusuzlar'a dönersem, Aral'ın kaleminin gücünü ve hayattaki duruşunu en somut şekilde ortaya koyduğu bir öykü kitabı bence. Uykusuzlar'ın ilk baskısı 1984 yılında yapılmış. Yani darbeden 4 yıl sonra, 1983 seçimlerinden ise sadece 1 yıl sonra. 7 öykü var kitapta. Mehmet Kaptan, Karanlığa Kumru Nakışıdır, Ağrılı Kapısında Gecenin başlıklı öykülerin konusu doğrudan işkence, kayıplar, baskılar, hapislik, acılar. Kitabın yayınlandığı tarihi göz önüne alınca fazla söze gerek kalmıyor. Mehmet Kaptan'da dört yaşındaki bir çocuğun babasının hapisliğini algılayışı öykülenmiş. Seçilen imgeler çok etkileyici. Karanlığa Kumru Nakışıdır'da anlatılan gözaltı / işkence süreci, Aral'ın özlediğim etkileyici dilinin tüm güzelliklerini barındırıyor. Ağrılı Kapısında Gecenin'i okuyunca aklıma Vedat Türkali'nin yıllar önce okuyup etkisinden uzun süre kurtulamadığım Tek Kişilik Ölüm romanı geldi. Öyküler arasında en beğendiğim olanı ise Karanfil Saksılarda başlıklı olanı. Olup biteni zaman çizgisine uygun anlatmıyor Aral Karanfil Saksılar'da. Farklı kişiler, farklı zamanlar, geri dönüşler, üstü kapalı ifadeler. Okuyucudan istiyor, özen istiyor ama karşılığını fazlasıyla veriyor.

Gelelim Uykusuzlar'daki beklemediğim sürprize. Uykusuzlar'ın son öyküsü Güz Yaprağı isminde. 53 sayfalık uzun bir öykü. Uykusuzlar'ın tümü zaten 150 sayfa, yani son öykü kitabın üçte birini oluşturuyor. Öykü, yıllar sonra Aral'ın yayınladığı son roman Şarkını Söylediğin Zaman'ın çekirdeğini oluşturmuş.  Son romanı Şarkını Söylediğin Zaman'ı yayınlandıktan kısa bir süre sonra okuyup, sayfama şu notu düşmüştüm. Güz Yaprağı, Şarkını Söylediğin Zaman'ın geri dönüşlerle anlattığı geçmiş hikaye. Güz Yaprağı'nın küçük kızının seneler sonra annesine aşık sınıf arkadaşı ile karşılaşmasını okuyoruz son romanda. Her iki kitabı okumayanları düşünerek öykünün ayrıntılarından kaçınacağım. Böylesi bir sürpriz Uykusuzlar'ı okumanın keyfini bir kat daha arttırdı. İnci Aral ile henüz tanışmamış olanlara hararetle tavsiye edeceğim bir eser Uykusuzlar. Keyifli okumalar...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula