Ana içeriğe atla

Sofi / Çınar Yaylalı

İzinli geçirdiğim bir öğleden sonrasında kendimi Kızılay sokaklarına bıraktım. Anı kitaplarında okuduğum eski Kızılay ile benzer yanı kalmamış olsa bile severim Kızılay'ın sokaklarını. Özellikle Karanfil ve Konur sokakların yeri başkadır. Konur sokakta İmge, Dost ve Turhan kitapevlerinde takip ettiğim dergileri karıştırmak, Mülkiyelilerde sokağın sesi eşliğinde oturmak... Mülkiyelilere geçmeden önce Turhan kitabevinin geniş dergi standında rastladım Sincan İstasyonu adlı edebiyat dergisine. 5 yıldır çıkmaktaymış. Hayal meyal dergi ile ilgili çıkan bir yazıyı hatırladım. Yazıyı okuduğumda dergiyi almayı düşünmüş sonra unutmuştum.

Mülkiyelilerde derginin sayfalarını karıştırırken rastladım Sofi'nin reklamına. Tam sayfa verilen reklamda, kitabın kapağının fotografı ve tanıtıcı küçük bir metin konulmuştu. Metnin, kitabın arka kapağında yazılı olduğunu, kitabı satın alınca öğrenmiş oldum. Metinde, algıda seçicilik bu olsa gerek dedirten, anahtar kelimeler gözüme çarptı: ODTÜ, elektrik. Kitabın yazarı Çınar Yaylalı 1964 mezunu bir meslektaşım, aynı zamanda okuldaşım. Çınar Bey mezun olduğunda benim doğmama 10, ODTÜ'den mezun olmama ise 31 yıl varmış. Kitabın tanıtım yazısında şu cümleler ise çok sevimli gelmişti: "O'nu kendi çocukları gibi gören iki çocuğu var. 1969'da evlendiği dünyalar güzeli eşi, büyük bir özveri ile hala ona tahammül ediyor."

Mayıs 2011'de Ürün Yayınları'ndan çıkan Sofi, 199 sayfalık bir öykü kitabı. Kitap, öykü kitabı olarak adlandırılsa bile öykü formatının dışında yazılar da mevcut. Hayatını farklı şehirlerde çalışarak geçirmiş Yaylalı, Sofi'de İtalya'da geçen dönemde yazdığı yazılara yer vermiş. Bunlar arasında çok başarılı bulduğum Sofi ve Hidayet Bey başlıklı öyküler de var, Mascarpone, Bugatti gibi bilgilendirici yazılar da var. Yazılar da öyküler de sürükleyici bir dil ile kaleme alınmış. Kitaptaki bir yazıdan öğrendiğimize göre Yaylalı, dili iyi kullanma konusunda özel özen gösterenlerden. Kitabın başındaki Pronto adlı öyküsünü, İtalya ile iş yapanların mutlaka okuması gerekir. Her edebi eser, gerçeğin yazarca yorumlanmasıdır mutlaka ancak bu öykünün tamamen gerçeği yansıttığını düşündüm okurken.

Çınar Yaylalı'nın önsözünü de bu tanıtım yazısına alıntılamak istedim. Ocak 2011'de Atirau - Kazakistan'da kaleme aldığı satırlarda Yaylalı şöyle demiş:

"Yazılarım İtalya'dan ve İtalyanlardan bahseder. Yazılarda adları geçenlerin İtalyan olmaları yalnızca hoş bir rastlantı. Ama öykülerimde herkes kendinden bir şeyler bulacaktır. Öyleyse düzelteyim, yazılarım insanlardan bahseder. 

Aslında İtalyanlar diye bir şey yoktur, tıpkı Cezayirliler, Türkler, Almanlar, Fransızlar, Çinliler diye bir şey olmadığı gibi. Onun yerine dünyada yaşayan insanlar vardır, Orhun Volfgang, Antuan, Bekir, Lien-Vu gibi. İnsanlar geçici bir süre için farklı ulusal yapılara bölünmüşler, tekrar bir araya gelecekleri günü sabırsızlıkla bekliyorlar. 

İnsan olmanın erdemine varmış insanları saygıyla selamlarım." (s.7)

Kitabın Motosikletliler başlıklı öyküsü ise benim favorim oldu. Neden favori öyküm olduğunu merak edenler için Çınar Yaylalı'nın kitabını edinmelerini önermekten başka yapabileceğim bir şey yok. Hızlı kitap okuyan birisi değilim. Buna karşın Sofi'yi iki saatte bitirdim. Kitabı almayı düşünenler için küçük bir uyarı. Kitabın adını SOFJ şeklinde yazmışlar kapağına. Kapağın fotografını sayfama ekledim. Oradan da görebilirsiniz. İç kapakta ve kitaba ismini veren öyküde doğru ismin Sofi olduğu anlaşılıyor. Ürün yayınlarının web sayfasında ise Sofj olarak belirtilmiş kitabın adı. Umarım satışlarını olumsuz etkilemez bu durum...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula