Ana içeriğe atla

Televizyon, Teknoloji ve Kültürel Biçim / Raymond Williams

1921 doğumlu olan Raymond Williams 1988 yılında vefat etmiş. 1958 yılında yayınladığı Kültür ve Toplum ile Marksizm ve Edebiyat (Adam yayıncılıktan 1990 yılında çevirisi yayınlanmış) önemli eserlerinden. Kültürel çalışmalar yaklaşımının önemli isimlerinden Raymond Williams'ın 1974 yılında yazdığı Televizyon, Teknoloji ve Kültürel Biçim adlı eseri Ahmet Ulvi Türkbağ'ın çevirisi ile Dost Kitabevi Yayınları'ndan 2003 yılında ilk baskısını yapmış. 135 sayfalık kitap Teknoloji ve Toplum, Teknolojinin KurumlarıTelevizyonun BiçimleriProgramcılık: Dağılım ve AkışTeknolojinin Etkileri ve KullanımlarıAlternatif Teknoloji, Alternatif Kullanımlar başlıklı altı bölümden oluşuyor.


Eserinde teknolojik determinizme karşı çıkan Williams, televizyonun İngiltere ve ABD'deki örneklerini ayrıntılı olarak inceliyor. Bu analizinde akışın izleyicileri kanalda tutmak adına özenle yapıldığının altını çiziyor. ABD'nin ürettiği program içerikleriyle ve doğrudan şirketlerinin yayılmasıyla tüm dünyadaki yayın sektörüne hakim olmaya çalışacağını öngörüyor:


“..Son yirmi yılda, normal olarak ulusal devlet denetimindeki sesli yayıncılıktan öncelikle ticari televizyon kurumlarına dünya çapında geçilmesini Birleşik Devletlerin bu planlı harekatının bir sonucu saymak aşırı kaçmaz. Ülkelerde yerel bir tartışma olarak birbiri ardına ortaya çıkan, çabucak ve ikna edici bir biçimde devlet tekeli ile bağımsız yayıncılık arasında bir seçim olarak tanımlanan olayların çoğunda, Amerikan menfaat odakları ile yerel ortaklarının ve güçlü uluslararası reklam şirketlerinin aldatmacası yatmaktadır. s.35


Gelişen kablo yayıncılığı, isteğe bağlı video, etkileşimli televizyon, yaygınlaşan uydu yayıncılığı gibi günümüzde gerçekleşen bir çok uygulama, 1974 yılında kaleme alınan kitapta yerini bulmuştur. Televizyonun geleceğine yönelik iki alternatif ile bitirir kitabını Williams. Ben bunlardan birisini iyimser, diğerini kötümser senaryo olarak adlandırdım ve aşağıya alıntıladım. Hangi senaryonun gerçekleştiği ise malumunuz....


İyimser senaryo:


Ucuz, yerel tabanlı, ancak kısa süre önce hayal ürünü gibi görünen bir ölçekte, iletişim ve bilgi paylaşımını mümkün kılan uluslararası genişlikte televizyon sistemlerine sahip olabiliriz. Bunlar olgun ve katılımcı demokrasiye uzanan devrimin ve karmalık kentsel ve endüstriyel toplumlardaki etkin iletişimin iyileştirilmesinin çağdaş araçlarıdır. s.126


Kötümser senaryo:


Ancak, bunlar seçim ve rekabetten söz eden bir örtü altında, birkaç ulus-ötesi şirketin beraberlerindeki devletlerle ve ajanlarla birlikte, haberlerden psikolojik oyunlara, neredeyse programlı olasılıkları arasında ve toplu tepkiye kadar yaşamlarımıza daha fazla girebildikleri ölçüde, kısa ve başarılı bir karşıt devrimin de araçları olabilir. s.126

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik