Ana içeriğe atla

Veda, Esir Şehirde Bir Konak / Ayşe Kulin


Osmanlı'nın son dönemini anlatan kitapları okudukça, bu döneme ait pek bir şey bilmediğimi ve daha fazla okumam gerektiğini fark ettim. Son bir yıl içinde bir şekilde bu dönemi anlatan Cahit Uçuk'un Bir İmparatorluk Çökerken..., Harun Açba'nın Bir Çerkes Prensesin Harem Hatıraları adlı kitapların ardından Veda'yı okumak ilginç oldu. Veda, Ayşe Kulin'in anne tarafından büyük dedesi, Osmanlı'nın son kabinelerinin maliye bakanı Ahmet Reşat Yediç ve ailesinin 1920'li yıllarda yaşadıklarını anlatıyor. Elbette tek anlattığı Beyazıt'taki konakta yaşananlar değil. Zaten 1920'lerde Osmanlı'nın maliye nazırının hayatını, ülkede olup bitenden ayrı tutup anlatmak da olanaklı değil. 387 sayfalık roman, Everest yayınlarından çıkmış. Benim okuduğum 2007 yılında yapılan ilk 100.000'lik baskısı. Kimi kitapların ilk baskılarının adedini yüksek tutuyorlar, kimilerini düşük tutup çok baskı yaptırıyorlar. Bunun bir mantığı vardır sanırım.

Kitaba dönersek, Ayşe Kulin'den yıllar önce Adı Aylin'i okumuştum ve çok etkileyici bulmuştum. İşin doğrusu Kulin'in dili çok akıcıydı. Ama Aylin'in hikayesi de çok ilgi çekiciydi. Şimdi Veda'yı okuduktan sonra Kulin'in kaleminin ustalığını bir kez daha fark ettim. Tarihsel belgelere dayansa bile romandaki ayrıntılar, anlatış üslubu başarılı. Daha önce fark eden olmuştur mutlaka ama ben de yazmadan edemeyeceğim. Kulin'in Veda romanı tam dizi film olacak bir kitap. İşgal altında İstanbul, işgal kuvvetleri tarafından hor görülen, aşağılanan halk ve askerler. Kıtlık, hastalık, bir yandan Anadolu'da başladığı söylenen ama başarı şansı pek tanınmayan bir takım direniş haberleri. Padişaha güveni tam bir nazır ve onun korumasına verilmiş yetim yeğeni. Aşk, konak hayatı, kıskançlıklar...

Kitabı okuduktan sonra tarih derslerinde anlatılanları düşündüm. Mesela Osmanlı tarihini ilk okuldan itibaren anlatırlar. Meydan muharebeleri, tahta geçen padişahların sıraları, yükselme devri... Ama hanedan ne zaman ve neden Topkapı sarayından ayrıldı? Padişah İstanbul'u terk ettikten sonra ne yaptı? Osmanlı soyunun yaşayanları neler yaptı? Yurt dışında nasıl geçindiler? Osmanlı'nın borçları / savaş tazminatları kaç para tuttu? Kaç yılına kadar ödendi bunlar? Bu sorularımın yanıtlarını bulamadım tabii bu okuduklarımdan. Ancak İstanbul'un işgalini limana demirleyen gemileri gören Mustafa Kemal'in "geldikleri gibi giderler" sözü dışında okuduğumu hatırlamıyorum. Belki sosyal bilimci olmadığımdandır. Ama kızlarım ilk öğretimlerini tamamladıktan sonra okumalarını önereceğim kitaplar arasında yerini aldı Ayşe Kulin'in Veda'sı...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik