Ana içeriğe atla

bir hafta sürecek anketin sonucu: Teknik kazandı!

Merak üzerine, sayfanın sağ kenarında yer alan sütunun başına bir anket ekledim. Aslında yazıların okunma istatistiklerine bakınca hangi tür yazıların daha fazla ilgi çektiğini görebiliyorum. Ancak, bu istatistik, sayfanın düzenli ziyaretçilerinin (böyle birileri var mı, varsa kaç kişiler sorusuna yönelik ayrı çalışma yapmak gerekir belki) konu tercihlerini bilemiyorum. 


Bloglar, genellikle uzmanlaşıyor bir alanda. Belki yazarının (b)ilgisi o alanda olduğundan, belki uzmanlaşmış blogun okuyucuları daha mutlu ettiğinden böyle bir eğilim var. Her telden her gönülden blogları pek fazla yok. Yıllar önce bir arkadaşım demişti, 
frekans ihalelerine ilişkin yazının altında yemek tarifi onun da altında kitap yazısı... Böyle blog olmaz
diye. Sözünü doğru bulup konuları ayırmış, hatta "sadeceler çoğalıyor" başlıklı bir yazı ile duyurmuştum yeni gelişmeyi. Sonra, ayrı ayrı oluşturulmuş "sadece"lerle de olmadı :) Toplamda okuyucu sayısı yerlerde sürünmeye başladı.

Anketin sonuçlarını elbette duyuracağım. Baştan söyleyeyim, birden fazla yanıt seçebilirsiniz. Sonuçları açıkladığımda; ama bunların toplamı yüzü geçiyor demeyin sonra. 

Sonuçlar, yazıları etkiler mi? Çok emin değilim. Belki tercih edilen türde yazılara ağırlık vermemi sağlar. 

Neyse, sizi daha fazla meşgul etmeyeyim. Sağdaki ankete buyurun lütfen....

Unutmadan ekleyeyim, anket bir hafta boyu sürecek ve süre boyunca bu yazı yayında kalacak. Ardından bu yazının yerine, anketi değerlendiren bir yazı yayınlayacağım. Bu bir hafta boyunca başka yazı yayınlamayacağım..

Yukarıda yazdıklarıma ek olarak bir ara bilgi vereyim. Bugüne kadar, yani 23 Mayıs 2016 sabah 5.38 itibariyle, 4 yanıt gelmiş ankete. Ağırlık kitaptan yana. Merak etmeyin, yeni yazı eklenmeden geçen hafta içerisinde boş durmuyorum. Fikret Başkaya'nın Başka Bir Uygarlık için Manifesto adlı eserini okuyup bitirdim. Yazısını, anket tamamlandıktan sonra bloga koyacağım. 

25 Mayıs 2016 saat 00.20 itibariyle ankete 9 yanıt gelmiş. Dağılımda ağırlık halen kitapta. Ancak, kitabı teknik ve gezi ve mekan atbaşı takip ediyorlar. En az ilgi çeken daha doğrusu talep edilen ise Ankara yazıları gibi görünüyor.

26 Mayıs 2016 saat 16.51 itibariyle ankete 12 yanıt gelmiş. Teknik atak yaparak öne geçmiş, kitap hemen arkasından takip ediyor. Artın son 11 saat. Yarın sabah, anketin sonucuyla birlikte Fikret Başkaya'nın son kitabına ilişkin hazırladığım yazıyı blogda bulabilirsiniz.

Ve sonuç, yukarıdaki fotografta görebilirsiniz. "Teknik" etiketli yazılar, oy kullananlar arasında favori görünüyor. Aslında güzel bir tesadüf sonucu oy verenlerin tercihleri ile sayfadaki yazıların sıklığı aynı. Sayfada en çok yer alan yazı tipi teknik etiketli. Kitap, oylamada olduğu gibi, ikinci sırada geliyor. Elbette kitap etiketli yazıları hazırlamak, teknik etiketlileri hazırlamaktan fazla vakit alıyor. Öncelikle kitabı okumak gerekiyor :)

Bu arada, anket işini sevdim. Her ay bir anket yapmayı düşünüyorum. Facebook, Twitter ve Instagram hesapları açtım. Takip etmenizi öneririm. Facebook ve Twitter hesaplarında blog sayfamın ve ilgimi çeken diğer internet sitelerinin tanıtımları dışında bir içerik yer almayacak. Yani neden fotograf koymuyorsun, hiç bir yazdığımıza yorum yapmıyorsun, hiç bir gönderdiğimizi beğenmiyorsun diye sitemde bulunmayın lütfen. Instagram hesabının ise blog ile doğrudan bir ilgisi yok. Oradaki paylaşımlarım, insansız fotograflar. Manzara, mekan, benim beğendiklerim ve hepsi doğal. Fotografta doğallıktan yanayım, sayısal oynamalar, filtreler bana göre değil. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik