Ana içeriğe atla

Cölanj / Taylan Kara

Kitabın fotografı yerine sonbahar
renklerini paylaşmak istedim.
Taylan Kara'nın 160 sayfalık eseri Hayal Yayıncılık'tan Ağustos 2008'de çıkmış. Farklı bir eser Cölanj. Yayınevi roman olarak sınıflandırmış. Edebiyat ile bilgim fazla olmasa da ilgimden ötürü novella olarak sınıflandırmanın daha doğru olduğunu düşündüm okuduktan sonra. Sınıflandırmanın ne önemi var bilemiyorum.

Kitabının adının ne anlama geldiğini merak etmiş olabilirsiniz. eserin son sayfasından bir alıntı ile merakınızı gidereyim ya da arttırayım:
"Cölanj, kanalizasyona ve gezegene karışan her şeyin ortak adı...Cennetlerinin Özel Labirentlerinde Alçaklaşanların Nostaljik Jestleri...Cellatlarının Öğretileriyle Laboratuvarlarda Alıklaşan Nadide Jenerasyon...Cesetleşmeden Önce Lağımdan akan Neslimizin Jeneriği...Cölanj, çok uzun süredir bir uygarlık durumu..." s. 160
Evli ve bir çocuklu, beyaz yakalı, İstanbul'da yaşayan kahramanın, Ali'nin "hayatından bir kesit" diyebiliriz eserin konusu için. Elbette bu çok yüzeysel bir tarif olur. "Hayatından" yerine "dramından" desek mesela, kitabın ruhuna biraz daha yaklaşmış oluruz. "Dramından"ı "dramımızdan" ile değiştirmek sanırım daha doğru olacaktır. 

Ali, işe gidişini şöyle betimlemiş:
"Direksiyonlarına sıkı sıkı yapışmış yüzlerce kişi güneşi arkada bırakarak, sekiz saat sonra güneşi yine arkalarında bırakarak geri dönecekleri bir yoldan şehre gidiyor. Yaklaşık 7500 ile 10000 kere gidip gelince öleceğiz, bizler gömüldükten sonra yerimize elleri direksiyon tutan yenileri gelecek." s.60
Karamsar bir bakış mı sizce? Ben gerçekçi demeği yeğliyorum. Tekdüzeleşen, ne kadar inanmak istemesek de, kurulu düzende başka türlüsünün mümkün olmadığı hayatımızı yüzümüze vuruyor Kara:
"Tıpkı benim gibi senin de birinci vazifen, annene, babana, eşine, çocuğuna, akrabalarına, patronuna ve komşularına ve diğerlerine hayatlarını devam ettirmeleri için yaşam enerjini vermektir. Tükenmişliğinin ve hiçbir şey olamayacağının yegâne nedeni budur. Bu sıradanlıkta dahi seni bu görevlerden mahrum etmeye çalışan bir takım "dışgüdüler" olabilirse de asla varlık nedenini aklından çıkarmamalısın." s.53
Kafka'nın Dönüşüm adlı eserine göndermeler de var Cölanj'da:
"Bir sabah uyandığımda yatağımda kendimi böcek olarak bulma korkum artık yok çünkü başlangıcını hatırlayamadığım kadar uzak bir zamandan beridir solucan olarak yaşıyorum.
  160 sayfalık eser oldukça sarsıcı. Kendi gerçekliği ile yüzleşmek istemeyenlerin uzak durmasını öneririm. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik