Ana içeriğe atla

Kereviz çorbası tarifi

bu soğuk Ankara'da sıcacık bir çorba
Mutfak işleri terapi gibi geliyor bana. Sadece pişirmek değil, bulaşığın yıkanması, derlenip toplanması, baharatlar ve bakliyatları düzenlemek... Kısaca mutfaktaki her şey. 
En çok heyecanlandıran ise denemeler... Ölçüsüz, herşeyin "göz kararı", "bir çimdik" ile tarif edildiği denemeler... Bu tür denemelerin tek kusuru, tekrarının zorluğu. Göz, kendi gözünüz de olsa, aslında her seferinde başka baktığı için, onun "kararı" da farklı oluyor :)
İşte bir cumartesi sabahında giriştiğim kereviz çorbası, böyle bir deneme. Sonuçtan memnun olunca, paylaşmak istedim...
Malzemeleri sıralayayım öncelikle: Orta boy kuru soğan, iki kereviz, kerevizlerin yaprakları (saplarını kullanmadım ama maydanozdaki gibi yaprakları kullandım), tane kimyon (tane dediğime bakmayın, toz olmayan anlamında tane diyorum), tuz, zeytin yağı,  1 portakal ve 1 limonun suyu, "biraz" erişte ve "biraz" yulaf ezmesi...
İşe soğanı doğrayıp tencerede biraz su eşliğinde haşlayarak başlıyoruz. Ben soğanın pembeleşmemesi gerektiğine inananlardanım. Biraz diri kalmalı soğan, yemeğin içinde olduğunu hatırlatmalı. Siz yok olsun ve sadece lezzeti kalsın diyen çoğunluktansanız biraz yağ eşliğinde pembeleşene kadar çevirebilirsiniz. 
İkinci işimiz, ki bunu soğan tenceredeyken yapmanız, çorbanın toplam yapım süresini kısaltacaktır, kereviz yapraklarını, sapları kullanmadım ben ama siz isterseniz hepsini kullanabilirsiniz, parçalayıcıdan geçirmek. Elinizde yemyeşil bir su kalacak. Ne yazık ki çorba piştiğinde bu yemyeşil renk yerini açık yeşile bırakıyor. Vakit kaybetmeden bu suyu da tencereye ekleyin. Benim gibi soğanı haşlamayı tercih ettiyseniz, zaten su eklemeniz gerekiyordur muhtemelen. Su yerine bu yeşil suyu koyun. 
Kerevizleri ufak ufak doğrayın. Böyle kuşbaşı büyüklüğünde falan olmalı bence. Artık çorbanın tüm malzemesi eklendi denebilir. Kalanlar, keyfe keder şeyler, ancak unutmayın, farkı oluşturan da ayrıntılardır :)
Kimyon ve tuzu en son ekliyorum ben. Böyle olunca sanki, lezzetler daha fazla hissediliyor. 
Erişte ile yulaf ezmesini de ocağı kapatmadan az önce ekliyorum. Her ikisinin de fazla pişmesine gerek yok. Kaynayan çorbanın içine atıp, ocağı kapatsanız bile pişeceklerdir.
Son olarak, portakal ve limon suyunu koyup işlemi tamamlıyoruz...
Afiyet olsun...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik