Ana içeriğe atla

yaz bitti - geçmiş ay değerlendirmeleri - 8

ODTÜ Ağustos 2019
Kişisel günlüğe dönüşme tehlikesi yaşıyor, 14+ senelik blogum. Özellikle bu "geçmiş ay değerlendirmeleri" başlıklı içerikler, fazlasıyla kişisel ve muhtemelen bir o kadar gereksiz. 
Neyse, bu kısa, kısa olsa da lüzumsuz girişin ardından bakalım Ağustos ayı nasıl geçmiş?
Öncelikle, sene başındaki hedeflerin durumuna göz atalım. Aradan sekiz koca ay geçince, haliyle unutuluyor hedefler. Öyleyse, buyurun 2019 hedefleri diye yazdığım başlıklara:
  • Çok çok uzun senelerdir istediğim ama bir türlü denk getiremediğim bir "öğrenme süreci" yaşamak istiyorum. Pek çoklarından farklı düşünüyorum eski alfabemiz hakkında. En azından harf devriminin üzerinden bir kuşak geçtikten sonra, eski alfabemizi de öğrenmeliydik. Bu sene eski alfabemizi ve dil ile ilgili bir kaç şeyi daha öğrenmek istiyorum.
  • Evde, okumak isteyerek satın aldığım ve bir kısmına başlayıp yarım bekleyen tüm kitapları bitirmek istiyorum. Yarım bırakılanlar bile ondan fazla, satın alıp okunmayı bekleyenlerin sayısı ile birlikte 50 civarında. Kolay bir hedef değil, kitapların büyük bölümü roman değil. Hedef tutmaz ise, 2020'de de yeni kitap almama kararını uygulayacağım. 
  • Spor, spor daha çok spor: Lise ve üniversiteden arkadaşlarımın instagram fotograflarını görüp gaza geldim. Özellikle iki arkadaş sıradışı işler başarmış ve başarmaya devam ediyor. Onlar gibi olamam elbette ama kendiyle daha barışık olmak mümkün gibi. Bakalım, büyük konuşmamak lâzım gene de :)
  • Daha fazla teknik etiketli yazı: Aslında bu hedefi, daha sağlam içerikli teknik yazı diye de okuyabilirsiniz. Verilere dayanan, başka mecralarca da yayınlanabilecek kalitede teknik etiketli yazılar hazırlamak istiyorum. Bilgi olarak bu tür yazılar hazırlayabileceğimi düşünüyorum ancak veri bulmak, özellikle ücretsiz yayınlanan veri bulmak, pek kolay değil. 
İlk maddeyi, yaz aylarına bırakarak diğer üçü konusunda gayret gösterdim. Aradan yaz geçince, haliyle merak edersiniz diye düşünerek, eski alfabeyi öğrenme çabamdan bahsedeyim öncelikle. Kursa gitmeden alfabeyi öğrenebileceğimi düşünerek, internetteki kaynakları kullandım bir süre. Çok hızlı ilerleyemediğimi görüp, bir kitap aldım. Kitabın adını ve kitap ile öğrenme sürecini bir kaç ay içerisinde paylaşmayı umuyorum. Yaz bitti, sonbahar başladı. Sonbahar demek, televizyonlar için yeni yayın dönemi, öğrenciler ve veliler için ise yeni okul dönemi demek...
Yeni kitap almama kararı, ekonominin de gerektirdiği gibi, başarı ile uygulanmaya devam ediliyor. Kütüphane ve arkadaşlar sağolsun, okumayı düşündüğüm, kimisini ise hiç duymadığım, kitaplara ulaşabiliyorum. 
Spor, tam istediğim yoğunlukta sürüyor. Sonbahar ile Eymir yürüyüşleri sezonuna da başlayabilirsem, her şey daha güzel olacak.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik