Yanılsamalar Kitabı / Paul Auster

Yanılsama...
Paul Auster'den okuduğum ikinci roman Yanılsamalar Kitabı oldu. Can Yayınları'ndan İlknur Özdemir çevirisi ile yayınlanmıştı okuduğum baskısı. Auster'in ülkemizde seveni çok. Eserlerinin büyük çoğunluğu, belki de tümü, dilimize çevrilmiş. Can Yayınları'nın internet sayfasında Yanılsamalar Kitabı'nın 24. baskısının tükendiği bilgisi yer alıyor. Benim okuduğum 7. baskıydı. 

300'ün biraz üzerindeydi sayfa sayısı. En fazla bir hafta sürer diye başlamıştım. Öyle olmadı. Bir aya yakın sürdü romanı bitirmem. Merak uyandırıcı bir başlangıcı vardı. Romanın baş kahramanı/anlatıcısı, ailesini trajik bir uçak kazasında kaybetmiş ve kaderin cilvesiyle bu kaza sonrası büyük bir servete kavuşmuş, kederli ve zengin profesörün bir gece televizyonda sessiz filme gülmesi ile olaylar başlıyor. Televizyonda izlediği bu sessiz filmin yönetmeni ve oyuncusunu araştırmak, onun hakkında bir kitap yazmak profesörü hayata bağlayan ip haline geliyor.

Sessiz sinemanın bu sessiz oyuncu/yönetmenini ararken oluşturduğu heyecanı ve tempoyu, ne yazık ki, koruyamıyor roman. Tesadüflerin hayatımızı yönlendirdiği muhakkak ancak romanda bu kadar gözümüzün içine sokulmasını da sevmedim. 

2019'da Köşeye Kıstırmak adlı polisiyesini okuduktan sonra Auster'den başka eserlerde okumalıyım diye yazmıştım. Yanılsamalar Kitabı'ndan sonra ise Auster'in diğer eserlerini okur muyum emin değilim. İşin doğrusu Yanılsamalar Kitabı, Auster'in diğer eserlerini okumak konusunda fazla bir heyecan oluşturmadı. 

Yorumlar