Aslına bakarsanız kitabın adı bile herşeyi açıklıyor. Bilmeyenler için yazayım, Cüneyt Özdemir ABD'nin Irak'ı işgali sırasında ordu içerisine gömülü olarak görev yapacak "gazeteci"lerden birisiymiş. Bu görevini kitaplaştırmış. Kitabın adı, görevin yüklediği sorunları yansıtıyor bir yerde.
Murathan Mungan'ın bir şiirinde dediği gibi kendin içindeyken kafan dışındaysa çemberin pek çaresi yok galiba. Mutsuz olacaksın. Ya da Özdemir gibi kitap yazıp aslında ne kadar ulvi bir amaç uğruna orada olduğuna ikna etmeye çalışacaksın, bizden çok, kendisini.
Türkiye'den gömülü olmaya hak kazanan ya da bunu kabul eden tek isim olduğunu da ekleyeyim.
Kitabı, Özdemir'in bu yerleştirilmiş gazetecilik deneyimini nasıl anlattığını merak ettiğim için alıp okumuştum. Doğan Kitap'tan çıkan kitap, 2003'te ABD ordusunun bir piyade tümeniyle birlikte Kuveyt'ten Bağdat'a uzanan yolculuğu anlatıyor. Özdemir Bağdat'ın düşüşünden sonra da bir süre şehirde kalmış. Kabil'den Beyrut'a, yolunun savaşla kesiştiği başka yerlere dair anılar da var kitapta.
Meraklısı için bir not daha. Özdemir 2021'de aynı adı taşıyan bir belgesel yayınladı. O günlerde çektiği görüntüleri, aradan geçen on sekiz yılın ardından yeniden değerlendiriyor.
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.