Murat Gülsoy geç keşfettiğim yazarlardan. 2024 yılında Gölgeler ve Hayaller Şehrinde adlı romanını okuduğumda , ben de bir roman taslağı üzerinde çalışıyordum. Sevgilinin Geciken Ölümünü okuduğumda ise bir yazarlık atölyesinde bir süre eğitim almış ve yazarlığın büyülü dünyasını daha yakından görme fırsatı yakalamış birisinin gözüyle dolaştım satırlar arasında. Aşk, yaşam, ölüm, mitler... Tüm bu kavramları bir günde geçen bir anlatının içine yedirmek, bir mühendis hesabıyla tasarlanmış kurguda bir araya getirmek... Birbirinden çok farklı iki tarzdaki romanlarını okumuş birisi olarak Gülsoy'un diğer eserlerini merak ediyorum.
2024 yılına Ayfer Tunç'un Yeşil Peri Gecesi'ni okuyarak girmiştim. 2025'in son günlerinde aldığım Annemin Uyurgezer Geceleri'ni iki üç günde okuyunca, bir kez daha bir seneye Ayfer Tunç romanıyla merhaba dedim. 440 sayfalık eseri, deyim yerindeyse, elimden bırakamadım. Anlatıcımız, annesi Moda İlkokulu'nda öğretmen Ayhan Targut Varlı ve anneannesi Hatice Şehbal Targut ile birlikte yaşayan, romanda adı doğrudan verilmese bile İstanbul Üniversitesi olduğunu anladığımız, üniversitede iktisat bölümünde önce öğrenci sonra akademisyen Şehnaz Varlı. Şehnaz'ın annesi yaşında, hatta ondan da bir kaç yaş büyük, evli, karizmatik hocasıyla yaşadığı, okurken kurtul şu adamdan diye tutup sarsmak istediğim, 30 senelik ilişkisini geri dönüşlerle okuyoruz. Şehnaz'ın gözünden ailesinin öyküsüne, annesi, anneannesi ve büyük anneannesinin yaşadıklarına, Osmanlı'dan günümüze kadın olarak hayata tutunmanın zorluklarına, ülkenin yaşadığı dönüşümlere tanıklık ediyoruz. Roma...