Yekta Kopan'dan okuduğum üçüncü kitap. Kısacık öykülere küçürek denildiğini öğrenince, bu sözcüğü unutmayayım diye sık sık kullanıyorum. Belki Yaz Erken Gelir'de küçürek öykülerin bir çok örneği var. Kimi birkaç satırdan kimi bir kaç paragraftan oluşan öyküleri okuması kısa, sindirmesi uzun sürüyor. Süslü cümleler sevenlerdenseniz Kopan'ın sade dili size hitabetmeyebilir.
En sevdiğim öykü kitabın sonunda yer alıyordu, Kaplanın Fısıltısı. Şu sözü beni çok etkiledi:
"Öfkeli gençlerin zamanı yavaş akar. Hele bir de öfkeleri kendilerineyse." s.164
Belki Yaz Erken Gelir, Kasım 2024'te Can Yayınları'ndan çıkmış. Kopan öyküleriyle daha önce Haldun Taner, Sait Faik ve Yunus Nadi ödüllerini almış bir yazar. Bu kitap da sonradan Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü'nün öykü dalında ödüle değer görüldü.
Küçük bir not daha. Kopan da tıpkı Murat Gülsoy gibi 1990'larda çıkan Hayalet Gemi dergisinin yazarlarındanmış. Gülsoy'un romanlarına dair notlarımı buradan okuyabilirsiniz.

Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.