Ana içeriğe atla

Kahve Evi, mekanYorum

Kahve, Türk kültüründe önemli bir yere sahip. Dünya mutfaklarında Türk Kahvesi olarak bilinen bir pişirme yöntemi var olsa bile ülkemizde kahve yetişmiyor. Türk kahvesi olarak içtiğimiz genellikle Brezilya'dan ithal arabica cinsi çekirdeğin çok ince çekilmesi ile elde ediliyor. Hepimizin bildiği üzre toz haline gelmiş kahve, cezvede kaynamaya yüz tutana kadar pişiriliyor.
Yazımın amacı kahvenin nasıl yapıldığı konusunda ahkam kesmek değil. Dünyanın çeşitli ülkelerinde faaliyet gösteren zincir kahvecilerin ülkemize de gelmeleri ile artan kahve talebi beraberinde yıllardır bu işe gönül vermiş yerli firmalarımıza yeni olanaklar sunuyor. Kocatepe Kurukahvecisi Meşrutiyet caddesinin başındaki dükkanında 1949'dan bu yana (o yıldan beri aynı yerinde mi bilemiyorum) hizmet veriyor. Kahve dışında kuruyemiş ve içki satışının da yapıldığı dükkanın biraz ilerisinde Nurettin Bey Kahve Evi, kahveyi keyife dönüştüren bir mekan. Dünyanın dört bir yanından farklı lezzetleri bir araya toplayan Kahve Evi, zengin menüsüyle kahve dışında yiyecek ve içecekler de sunuyor. Meşrutiyet caddesinde yıllardır hizmet veren Kahve Evi, AnkaMall alışveriş merkezinin alt katına açtığı yeni mekanı ile tüketicilerin ilgisini ve beğenisini kazandı.
Liban, Kahve Evi'nde ve sadece Kahve Evi'nde içebileceğiniz bir kahve. Türk kahvesi inceliğinde çekilmiş çekirdek ile hel isimli bir otun mükemmel karışımından oluşan farklı bir lezzet. Türk kahvesi gibi pişirilip küçük fincanlarda servis yapılıyor. Yabancı zincirlerle zenginleşen seçenekleriniz arasına Kahve Evi'ni eklemeyi unutmayın.
Nurettin Bey Kahve Evi
Meşrutiyet Caddesi No:22/A
ANKARA
tel (0312) 419 74 93

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe etkinliğine katılacağım

Etkinliğe ilişkin bilgileri daha önce paylaşmıştım. Yarın, bir günlüğüne İstanbul'a giderek etkinliğin Salı günü olan bölümüne katılacağım. Benim açımdan bir çok ilke sahne olacak bu katılım. Kızlarımın doğumundan bu yana onlarsız ilk kez şehir dışına çıkıyor olacağım. İlk kez bu kadar uzun süre onlardan ayrı olacağım. İlk kez şehir dışındaki bir etkinliğe (mesleğim ve işim ile ilgili olmasına karşın) katılmak için tüm masraflarını cebimden karşılayıp, senelik izin kullanıyor olacağım. Neyseki katılım ücreti konusunda organizatörler kolaylık sağladılar. Ücretsiz katılım hakkı sundular.  Neyse, önemli olduğunu düşündüğüm bu etkinliğe ilişkin gözlemlerimi, bir gazeteci dikkati ile, not alıp blogumda paylaşacağım. O güne kadar sağlıcakla kalın...