Ana içeriğe atla

Faust prometheus ve sparkatüs

Sayfama yazdığım yazıların okunurluğunu takip ettiğim bir sistem kullanıyorum. şimdi sistem falan deyince gizli kapaklı işler değil bahsettiğim. Basit bir kaç satırlık html kodunu sayfanıza ekliyorsunuz böyle bir hizmeti veren yüzlerce sayfanın birinden. Sonra ücretsiz verilen hizmetleri kullanarak kim hangi ip adresinden ne zaman girmiş, hangi kelimeleri arayarak sayfaya ulaşmış gözleyebiliyorsunuz.
Şimdi yazının başlığını görünce bu 3 kahraman nasıl aynı yazıda bir araya gelecek diye düşünmüş olabilirsiniz. İçimden bir ses bu günlerde bu 3 ismin çok google'lanacağını söylüyor bana. Eğer tahminim beni yanıltmazsa google'layıp sayfama gelenleri hayal kırıklığına uğratmayayım. Kim kimdir gibi bir iki kısa cümle ile tanıtayım 3'lüyü. Bilgiler özgür ansiklopedi wikipedia.org'den:
Faust: Johann Wolfgang von Goethe'nin ünlü eserinin kahramanı. Zamanını dünyanın tüm bilgilerini öğrenmek için harcamış, deyim yerindeyse tüm bilgileri yalayıp yutmuş ancak ruhu huzura kavuşmamış bir fani. Bu faninin durumunu yukarıdan seyrene Tanrı ile şeytan iddialaşır. Şeytan derki ben Faust'un aklını çelerim. Ruhunu bana satar. Gelin görün ki şeytan ne yaparsa yapsın Faust onun beklediği yanıtı vermeyecektir. Yani kısacası Goethe'nin Faust'u, yaygın bilinenin aksine, ruhunu şeytana satmayan onurlu bir karakterdir. Peki bir çok yerde kötüye örnek olarak verilen Faust kim o zaman? Gene wikipedia'dan devam edelim: Christopher Marlowe (1564-1593) tarafından Doktor Faustus adıyla işlenmiş eserde Faustus ruhunu şeytana satar.

Prometheus: Promete diye okunan isiminden de anlaşılacağı üzere Yunan mitolojisinde tanrılardan ateşi çalan titandır. Bir anlamda tanrılardan insanlığın öcünü alan kahramandır. Yandaki çizim Prometheus'u ateşi çalarken görüntülemiş.
Spartaküs İÖ 73'te kendisiyle birlikte Gladyatör okulundan kaçan bir grup arkadaşıyla Roma'ya kafa tutan, tarihin ilk isyanlarından birini başlatan önder kişiliktir. Köleliğe karşı çıkan isyan başlarda başarılı olsa bile sonunda Spartaküs ve yoldaşlarının kılıçtan geçirilmesiyle sonuçlanmıştır. Ancak unutulmaması gereken bu gün Spartaküs adını herkes iyi kötü bilir hatırlarken, onu öldürten Roma komutanını bilen yoktur.
Özellikle Promete ve Spartaküs sol jargonda çokca kullanılır. Aşağıdaki şiir parçasında her iki karaktere gönderme yapılmıştır.
Prometheus'tum,
çiviyle çakılırken taşlara
Ciğerimi kartallara yedirdim
Spartaküs'tüm,
köleliğin çığlığında
Aslanlara yem oldum, tükendim
Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum
Kerbela çölünde Hüseyin
Zindanlarda Cem Sultan
Sehpada Pir Sultan
Kaçıncı ölmem, kaçıncı dirilmem bu
Tanrılardan ateş çaldım
Yüzyıllarca tutuştum, üst üste yandım.
Bir Anka kuşu gibi anne, bir anka kuşu gibi
Kendimi külümden yarattım.

Yorumlar

  1. Merhabalar,

    Alman edebiyatçı Goethe’nin kaleminden en sevdiğim yirmi aforizmayı okumanız için sizinle de paylaşmak isterim: http://www.ebrubektasoglu.com/yazi/goetheden-20-etkileyici-aforizma/

    Beni en çok etkileyen şu alıntı olmuştu:

    ‘’İnsan kendine inanmaya başladığı an Tanrı da yardımına koşar.’’

    Keyifli okumalar dilerim,
    edebiyatla ve sağlıcakla kalın.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula