Ana içeriğe atla

Turunç - Marmaris

Datça ve Turunç çok bilinen, çok ziyaret edilen tatil yörelerinden sayılmaz. Her ikisine de Marmaris üzerinden ulaşılır. Datça, özellikle yerli turistlerin ve teknecilerin uğrak yeri olmuş. Büyük bölümü sit alanı olduğundan mıdır, yoksa karayolunun uzun süreler zorlu olduğundan mıdır ne 5 yıldızlı otelleri ne tatil köyleri var.
Turunç ise Marmaris'e yakın bir koy. Karayolu ulaşımı 1983'e kadar orman içerisinden toprak bir yol ile sağlanıyormuş. Benim ilk ziyaretim 1978 yılına rastlıyor. O tarihte Marmaris'e gelmiş ve motorla İçmeler ve Turunç'u ziyaret etmiştik. Turunç ile ilgili o tarihten kalan hatıram sahile yakın yerdeki okul, geniş bahçesi, sahil, ve boşluk.

2001 yılında Turunç'a ikinci gelişimde, karayolundan görülen eşsiz manzara (yandaki fotograf), tertemiz deniz ve küçük sahil kasabası havası aklımda kalmış. 2001'den bu yana Turunç için pek değişen bir şey olmamış. Sahil ile sahil kenarındaki binalar arasına beton bir bölüm yapılmış, ki iyi olmuş. Sahildeki şezlongların tamamı belediye tarafından işletilir hale gelmiş. 3 YTL karşılığında şezlongu kullanabiliyorsunuz. Bu sayede, bir dönem oluşan yüksek fiyatlı şezlong kirası sorunu giderilmiş. Deniz gene tertemiz, ancak teknelerin kirletmesi kimi günler hissedilmeye başlamış. Turunç gene küçük, ancak 2001 ile kıyaslandığında yeni oteller yapıldığı gözden kaçmıyor. Fiyatlar Datça ile kıyaslanırda yüksek, Marmaris'ten ise düşük. Motor ile Marmaris'e gitmek, hele ki hava karardıktan sonra, çok keyifli. Kiş başı 7,5 YTL'ye 45 dakikalık keyifli bir yolculuk yapılabiliyor. Denize sıfır restaurantlarda öğlenleri ve akşamları keyif yapabilirsiniz. İngilizceniz varsa menüleri daha kolay anlayabilirsiniz. Çoğu yerde BBC, SKY gibi İngiliz kanallarının açık olması, menülerde İngiliz yöresel yemeklerinin yapıldığının ilanı, tezgahtarların çoğunlukla İngilizce selam vermesini doğal karşılamak gerekiyor, ne acıdır ki.
Turunç'ta Otel Mavi Deniz'de konakladık. Konum olarak Turunç'un girişinde yer alıyor. Odalar konforlu ve temiz olsa da, kahvaltının ve yemeklerin sunulduğu bölüm kamu kurumlarının kamplarını anımsatıyor. Tertemiz ve dalgasız ve soğuk olmayan (özellikle Bozcaada ile kıyaslandığında) denizi ile Turunç'un güzellikleri tesisin eksikliklerini unutturdu.
Datça hakkındaki gözlemler bir sonraki yazıda...

Yorumlar

  1. yine süper fotoğraflarla dönmüşsünüz. Turunç benim de çok merak ettiğim bir yer. En kısa zamanda görmek istiyorum. Ama sizin çocuğunuz yok galiba. Kaldığınız yer çocuklular için ne kadar uygun öğrenmek isterdim.
    www.elityasam.blogcu.com

    YanıtlaSil
  2. merhaba neşe,
    bizim çocuğumuz yok. kedimiz var. o da tatillere gelmiyor bizimle :) kaldığımız yer çocuklara ne kadar uygun tam bilemiyorum ancak bir çok çocuklu aile vardı. hayatlarından memnun görünüyorlardı. havuzun bir bölümünün derinliği daha az ancak ayrı bir çocuk havuzu sanırım ki yok. işletmeye sormak gerekir gene de. umarım yardımcı olabilmişimdir.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula