yayıncılık - bilgi teknolojileri

Ne iş olsa yapmaya hazır olmak yerine bir konunun uzmanı olmak her zaman daha iyidir. Ancak ikincisini, günümüzde çoğunlukla, iş dışı zamanlarda gene çoğunlukla, kendi cebinden para harcayarak yapmak zorunda kalıyoruz. Bu durumun nedenleri ve sonuçları ayrı yazıların konusu, bu yazıda, yayıncılık dünyası ve bilgi teknolojilerinin "yakınsaması" üzerine bir kaç şey yazmak istedim.
Bilgi teknolojileri (Information Technology:IT), işlerin daha kolay ve daha hızlı yapılmasına olanak sağlayan çözümler üreterek bir çok sektörü dönüştürdü. Daktilograf diye bir kadro vardı bir zamanlar meselâ. IT çözümleri, yayıncılık dünyasında da bir çok alanda uzun senelerdir kullanılıyor. Kurgu setlerinde, kayıt ve kaydın gösterimi için kullanılan cihazlarda, kameralarda, ses ve görüntünün taşınmasında, aktarılmasında... Bu kadar fazla alanda IT cihazlarının kullanılması, senelerce yayıncılık için özel üretilmiş cihazlarla çalışmaya alışmış teknik personelin IT "jargon"unun öğrenmesini, en azından temel IT sistemlerini tanımasını zorunlu hale getirdi. 
Özellikle yurtdışında "broadcast IT engineer" adlı bir yeni uzmanlıktan bahsediliyor artık. Tercüme edersem, yayıncılık BT mühendisi olan bu ünvan sahipleri, çoğunlukla CCNA (Cisco Certified Network Associate) adlı bir sertifikaya sahip, ağ teknolojilerine hakim, temel düzeyde kodlama yapabilen ve aynı zamanda yayın dünyasının özel ihtiyaçlarını ve sorunlarını bilen kişiler oluyor. Ülkemizde sayıları az da olsa bu niteliklere sahip meslektaşlar var. Türkiye'nin bu konudaki en büyük sorunu yetişmiş insan gücünden ziyâde, bu insan gücünü çalıştıracak bir medya dünyasının yokluğu / azlığı. Bu duruma dair daha önce bir kaç yazı yayınlamıştım ama konunun, benim yazılarda değinebildiğimin ötesinde boyutları var. 
Mesleğe yeni başlayan ya da başlamayı planlayan mühendislere önerim, hangi mühendislik disiplininde olursanız olun, mutlaka bir ya da bir kaç konunun uzmanı olun. Ne iş olsa yaparım diyen çoğu durumda, aslında hiç bir şey yapamaz oluyor...

Yorumlar