Ana içeriğe atla

Fransızca öğrenmek üzerine uçuşan fikirler

Sanırım yakında UF diye bir etiket oluşturmam gerekecek. U F : Uçuşan Fikirler, hatta oluşturdum bile :). Sayısal radyo, sayısal televizyon derken bu kez Fransızca öğrenmek üzerine uçuşan fikirlerimi paylaşacağım siz kıymetli okuyucularımla....
Öncelikle, Fransızca öğrenmek için 4 senedir uğraştığımı belirteyim. Uğraşıyorum yerine, belki aklımın bir köşesinde tutuyorum demem daha doğru olur. Bir kez Ankara'da Fransız Kültür'de bir kez de Paris'te Alliance Française'de başlangıç düzeyinde birer aylık kurs aldım. Paris'teki kursun ardından bir süreliğine Paris'te kaldım. Temel konuşma kalıplarını kullanabileceğim ortama sahiptim. Sonrasında ülkemize dönünce, Fransızca'nın peşini bırakmadım. Bu kez Fransız Kültür'den kiraladığım Fransız sinemasının güzide örneklerini Fransızca altyazı ile izlemeye başladım. Bu şekilde, öğrendiklerimi unutmayacağımı umdum. Ancak, hayat beklediğimiz gibi ilerlemiyor çoğunlukla. 
Lafı uzattım belki, işte bu mücadelemde şu an denediğim DuoLingo ve tüm sürecin bana öğrettikleri, madde madde:
  • Fransızca öğrenmek kolay değil. 
  • En temel zorluk, yazılı bir metni seslendirmekte. Önünüzdeki cümlenin içindeki bir çok harf, süs gibi duruyor aslında. Cannes şehrinin adının KAN, Renault'un RENO/RENÖ olarak okunmasından da anlayacağınız üzere, Fransızca'nın yazılışı ile okunuşu arasında epey farklılıklar var. Ancak, belli bir eşiği geçtiğinizde, aslında belli kurallar olduğunu ve çoğunlukla bu kurallara dikkat ettiğinizde cümleleri okumanızın zor olmadığını göreceksiniz. 
  • DuoLingo'nun en büyük faydası, kelimelerin okunuşlarını öğretmek için kelimeleri bölümlere ayırarak, o bölümün okunuşu üzerine onlarca alıştırma yaptırması. Bu alıştırmalar, dile hakim olanı sıksa bile, hiç bilmeyenlerin arayıp bulamadığı şeyler.
  • Fiil çekimleri bakımında Türkçe'ye benziyor. Düzenli fiillerde ben/sen/o/biz/siz/onlar için çekimlerde, fiil kökü aynı kalırken sonuna gelen eklerle fiilin hangi kişiye göre çekildiği anlaşılıyor. 
  • Artikel, yani la-le-les, Fransızca'da Almanca'dakinden daha kolay bence. En azından bir artikel eksik :) 
  • Kimi kuralları, tartışmadan kabul etmek gerekiyor sanırım. Tuvalet için neden hep çoğul kullanıldığını ya da yetmiş için neden altmış ve on; seksen için dört tane yirmi; doksan için dört tane yirmi ve on denildiğini... Bunları öğrenmek ve böyle kullanmak gerekiyor.
  • Fransızca öğrenirken, Fransızca dublajlı filmleri Fransızca altyazı ile izlemek epey etkili. Aynı şekilde sözleri önünüzdeyken Fransızca şarkı dinlemek de işe yarıyor.
  • Hangi dil olursa olsun, öğrenme sürecinin kısa sürede olamayacağını baştan kabullenmek en doğrusu. DuoLingo ile 80 gün kesintisiz çalışmam sonucunda, henüz 2. ünitedeyim meselâ. Ancak, azimle ve ara vermeden, fırsat bulduğunuz her anı değerlendirerek çalıştığınızda, karşılığını almaya başlıyorsunuz.
  • Son olarak, Fransızca yazmanızı geliştirmek adına, Fransızca blog oluşturun. Konunun hiçbir önemi yok. İlk başlarda İngilizce yazdıklarınızı Google Translate ile çevirseniz bile, Fransızca blog yazın... Benim Fransızca bloguma göz atmak isterseniz adresi şöyle: https://rtvturquie.blogspot.com/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik