Ana içeriğe atla

Yeni eğitim öğretim dönemi başlarken

Eskiden sıkışan trafik dışında bir etkisi olmazdı bu yeni eğitim öğretim dönemi başlangıcının. Yaklaşık 10 senedir durum değişti, hâliyle, insanın çocuğu olunca düşünmeden olmuyor; ne olacak bu çocukların eğitimi...
Bizler onların yaşlarındayken, yani 1980lerin başlarında formül netti ve hatta bir yerde tekti. En azından bizler gibi "memur çocukları" için: iyi okuyup, kendimizi "kurtarmak". Her sınıfı, aslında o büyük sınava, üniversite sınavına hazırlık olarak görüyorduk. 
Bugün ise resim o kadar net değil. Gene üniversitede istediği bölümü kazanabilmek uğruna gecesini gündüzüne katarak çalışıyor milyonlar. Ancak, acaba onca zorluk ile kazanılan o muhteşem üniversitenin çok istenilen bölümü bitirildiğinde öyle bir işi yapacak insana ihtiyaç sürüyor olacak mı? 
IBM, Watson adlı yapay zekâ platformu ile birçok endüstriye özel çözümler üretiyor. İnternette kısa bir arama ile Watson hekimleri işinden edecek mi sorusunu tartışan onlarca makale bulabilirsiniz. Bugün için hekimin yerini alamayacağı, hekime ihtiyacın süreceği savunulsa bile böyle bir sorunun bu kadar yoğun tartışılması, aslında durumun ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Hekime ihtiyacın sorgulanması son derece önemli. Çünkü, 6 + uzmanlık eğitimi kadar uzun bir eğitim gerektiren bir iş bile yapay zekaya karşı konumunu koruyamayacak mı diye sorgulandığı günlerde yaşıyoruz. IBM Watson'ın bugün için hekimleri sistemden çıkartmak gibi bir hedefi de yok belki, ama görünen köy kılavuz istemiyor, daha az insana ihtiyaç duyan bir dünyaya doğru ilerliyoruz.
Mesele sadece işlerin yapay zekâya ve robotlara devri ile sınırlı görünmüyor. Sermaye birikim modelinin dayandığı temel varsayım çalışmaz hale geliyor. İnsanın çalışmasına ihtiyaç duyulmadığı bir dünyada sermaye birikiminin nasıl olacağı sorusu ortada duruyor. Belki şirketlerin olmadığı belki devletlerin olmadığı bir düzen olacak ileride. Her insanın sadece insan olduğu için alacağı bir ücret, boş zamanlarını doldurmak dışında -ki aslında ücret karşılığı bir iş yapmak durumunda olmadığı için her zamanı "boş"- bir derdi olmayan insanlar...
Dünyanın çeşitli ülkelerinde yukarıdaki paragrafta özetlemeye çalıştığım duruma hazırlık niteliğinde girişimler görüyoruz, Rusya, çalışma günün 4'e düşürmeye hazırlanırken Finlandiya vatandaşlık maaşı sistemini denedi, İsviçre'de ise vatandaşlık maaşı sistemine geçişe yönelik halk oylaması yapıldı
Çocuklarımızın işi bizden daha zor...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik