Kör kedi ile yaşamak

Hayatımın uzunca bir süresini kedilerle birlikte yaşadığım evlerde geçirdim. Aslına bakarsanız yirmili yaşlarımın ortalarından itibaren evimizde hep kedimiz, bazen kedilerimiz oldu. Ancak geçtiğimiz bahara kadar hiç kör kedimiz olmamıştı.

Boncuk diye seslendiğimiz kediciği ÇakBiPati adlı Instagram hesabının paylaşımıyla fark ettik. Gayrettepe taraflarındaki bir veteriner kliniğinin bahçesinde mutlu mutlu yaşayan, koşup oynayan bir bebek iken geçirdiği viral bir hastalık sonucu iki gözünü de kaybetmiş. Kliniğin vicdanlı sahipleri ve çalışanları hem bakımlarını yapmışlar hem de geçici koruma altına almışlar. Evimizi paylaşmaya başladığımızda herkesten ve her şeyden korkan, ürkek, sessiz bir yavrucaktı. Eve ilk geldiği günden itibaren uzunca bir süre etrafı koklamaktan burnu düşecek sandık. Mekânın haritasını çıkartmaya çalıştığını sonra fark edebildik. Nitekim, bir süre geçince, ki sanırım bir kaç hafta sonunda, ne ürkekliği kaldı ne koklamaları. Boncuk ile yeni tanışanlar görmediğine, hatta ışığı bile farkedemediğine, inanamıyor. Her işini o kadar büyük bir başarı ile yapıyor ki şaşıp kalıyoruz. Görmeyen gözleri ile sinek de avlıyor başka kedilerle sosyalleşmeye de çabalıyor.

Bugüne kadar kum kabını da mama su kaplarını da bulamadığı olmadı. Elbette ev içinde yerleri değişmiyor kapların. Tatile gittiğimizde de bizimle geliyor ve geldiği yeni yerlerde de sorun yaşamadı.

Kör olduğu için sanırım, ev içlerini daha çok seviyor. Bahçelerde dolaşmak tedirgin ediyor. Özellikle tanıdığı insanların sesini duyamazsa endişeyle miyavlıyor. Bu özelliği dışında gören bir kedi ile hiçbir farkı yok. 

Engelli hayvanların sokaklarda yaşayabilmeleri çok zor. Eğer bir hayvanla evinizi paylaşmak istiyorsanız engelli olanı tercih etmenizi öneririm.  

Yorumlar