Ana içeriğe atla

Göksu Restaurant Nenehatun şubesi açıldı


ve beklenen gerçekleşti...Ankara'nın Sakarya caddesine açılan Bayındır sokakta yer alan Göksu, gönüllere taht kurdu. Gerek servisi, gerek yemeklerin lezzeti vazgeçilmezler arasına girdi. Mekanın Kızılay'ın göbeğindeki Sakarya caddesinde olması, kimilerini üzüyordu. Özellikle Kızılay'a hiç inmeyenler, kalabalığı sevmeyenler yukarılarda bir Göksu hayali kuruyordu.
Uzun sürdü inşaat. Nenehatun caddesi ile Tahran caddesinin kesiştiği köşede yer alan binanın inşaatının neden bu kadar sürdüğünü pek anlamamıştım, düne kadar. Dışarıdan 4-5 kat görünen bina toplamda 10 katlıymış. Üstte 3 kat içkili restaurant (ki bu bölüm henüz açılmamış), girişte bekleme salonu ve bar-kütüphane, girişin altında işkembe ve kebapçı (ki bu bölüm hizmet vermeye başladı), işkembecinin altı tam kat mutfakmış, onun altında garaj-çamaşırhane ve en altta iki kat konferans salonu olarak düzenlenmiş öğrendiğime göre.
İlk ziyaretime ait fotografları (binanın dıştan çekilmiş bir görüntüsü ve iştah açıcı) beğeninize sundum. Servis, Sakarya şubesinden alıştığımız özende. Mekan çok şık döşenmiş. Masalar beyaz örtülü, bez peçeteler de beyaz. Camlarda perde falan yok. Bu nedenle mekan aydınlık. İşkembeci ve kebapçı olarak düzenlenmiş salonda (ki Nenehatun caddesinden girişe göre bir kat aşağıda oluyor burası) mutfak, açık olarak düzenlenmiş. İçeride neler olduğunu görebiliyorsunuz.

Gelelim yedik içtiklerime :) Gerçi yediğin içtiğin senin olsun gördüklerini anlat denir ama, söz konusu olan Göksu olunca, yediğim içtiğimi de anlatmam gerekli. Önce fiyatlardan bahsedeyim: günün çorbası 5 TL, işkembe (yanlış hatırlamıyorsam) 6 TL, Antep lahmacun 3,5 TL, kebaplar 10-15 TL civarında. Kebap-işkembe sunulan salonda alkollü içecek servisi yok. Üst katlardaki bölümde olacakmış. Ben günün çorbası (yoğurtlu yarma çorbası), birer tane içli köfte ve lahmacun ile Gavurdağı salatası yedim. İçecek olarak su aldım. Üstüne sade Türk kahvesi içtim. Toplam 17,5 TL tuttu hesap. Elbette semt kebapçılarıyla kıyaslandığında hesap tuzlu. Ancak kıyaslamayı doğru yapmak gerekiyor. Bu tür mekanlarda ödediğimiz hesabın tümü yediklerimiz için olmuyor. Mekanın servis kalitesi, dekoru, personelin davranışları gibi farklılıklar fiyata bir şekilde ekleniyor. İşte yeni mekanın adresi ve telefonu:
Göksu İşkembe ve Kebap
Nenehatun caddesi No:5
Küçükesat - ANKARA
tel (0312) 437 52 52

Yorumlar

  1. Ya kardeşim yemin ediyorum ben gittim bu kadar olmaz yaaa.. Adamlar bi tahta döşemiş aklın durur... :) ben şimdi wireless'den bağlandım merak ettim bakım internette varmı dedim. bi baktım bura var kafam hafif alkollü ancak bi kubbe var burda aha!!! burda kaldım izliyorum... Atacan AKSOY diye bi adam yaptırmış burayı 30 trilyon para gitmiş deseler inanın az derim. Adamlar mutfaklara ahçı değil manken sokmuş. Salonlara Zaten Kaliteli personelleri var. Bana mavi gözlü bi çocuk baktı. Çocuk diyorum yaşım çoook büyük 45 oldum o nerden baksan 23 Yani genç bi kadro var. İnanılmaz evet evet yanlış değil inanılmazzzz!!! lezzetli bir yemek yedim... akıllara durgunluk veriyor içerinin atmosferi. Ne derseniz Kaliteli çiçek ve tablolarla dolmuşş.. oyy çok yazdım gidin bakın diyorum başka bişey demiyorum.

    Mustafa YEŞİLALP
    Av.

    YanıtlaSil
  2. Hakikaten yemek yemeğe değer bir yer olduğu kanaatine vardım. Çorba ve ana yemek çok güzeldi yemek sonrası yediğim tatlı ve çay uzun zamandır özlemini çektiğim lezzetleri yaşamamı sağladı. Teşekkürler Göksu

    YanıtlaSil
  3. hayırlı olsun.yeni yer, yeni tatlar,yeni çalışanlar.inşallah kızılay'ı aratmazlar.

    YanıtlaSil
  4. Mekan güzel yemekler iyi amma servis ağır ve gelen müşteriler hala kızılayda olduklarını zannederek etrafındaki ailelere dikkat etmeden küfürlü konuşmaktalar ve sigara içilmeyen bölüm olmaması negatif yönleri

    YanıtlaSil
  5. merhaba içkili restorant bölümünüz ne zaman açılacak gelmeden önce rezervasyon ettirmemiz gerekiyor mu yoksa sıradan bir gün de de gelebilirmiyiz

    YanıtlaSil
  6. merhaba yeni yerinizde ne zaman alkollü içecekler sunulmaya başlayacak gelmeden önce rezarvasyon yaptırmamız gerkecek mi? yoksa sıradan bir günde de gelip yemek yiyebilirmiyiz.Tabiki alkollü içecekleriniz hizmete girdiğinde

    YanıtlaSil
  7. merhaba yeni yerinizde alkollü içecekleriniz ne zaman sunuma başlayacak.Gelmeden önce rezarvasyon yaptırmamız gerekiyor mu? yoksa sıradan bir günde de gelip yemek yiyebilir miyiz tabiki alkollü içeceklerinizi sunumuna başladığınızda

    YanıtlaSil
  8. Merhaba,
    Aslında bir kaç kez Göksu Lokantası ile müşterisi olmam dışında ilişkim olmadığını belirtmiştim. Ancak sanırım ki Göksu yazınca ilk çıkan sayfa benim blogum olunca insanlarda yanlış algılamalar oluşuyor.
    Bildiğim kadarıyla sorularınıza yanıt vermeye çalışayım. Göksu'nun alkollü içecek sunulan üst katları 14 Mart itibariyle açıldı. Duyduğuma göre epey dolu oluyormuş. Özellikle grup olarak gitmeyi planlıyorsanız rezervasyon yaptırmanızı öneririm. Göksu'dan açıklama yapan olursa severek yayınlarım...
    Şimdiden iyi eğlenceler ve afiyet olsun...

    YanıtlaSil
  9. yorumları okudum evet bende goksu restorantın bı personelıyım yıllardır bu sektorde hızmet vermekteyım ve ben bole guxel kalıtelı bıyerde calışmadım bugune kadar sanırım bugunden sonrada kımse bole bı yatırım yapmaz patronumuz atacan aksoya teşekurler 200 kışı buradan ekmek yıyorr allah razı olsunn bışey dıyecek kelıme bulamıyorum sadece burdas olmaktan cok mutluyum ve cok gururluyum bunuda atacan beye borcluyuz bole bıyerı ankaraya kavuşturduğu ıcın allah bol kazanclar versın ha bu arda cok şanslıyımmm orda olduğumdan gelın gorun mukemmelığı saygılarrrr mustafa kemal kesimal

    YanıtlaSil
  10. HER ŞİKAYET BİR ARMAĞANDIR.

    YAZMIŞ BİR MÜESSESE SAHİBİ.

    BENDE ONUN KULAKLARINI ÇINLATARAK YAZIYORUM.

    FİYATLARIN İÇİNE KUVER VE SERVİS ÜCRETİ DAHİL OLSAYDI,,

    DAHA ŞEFFAF VE DOĞRU OLURDU.
    ÖRNEĞİN, ÇORBA BEŞ LİRA AMA ARTI KUVER ÜCRETİ ARTI SERVİS YÜZDE ON EKLENİNCE FARKLI ÇORBA FİYATI ÇIKIYOR.

    İŞLETME SAHİBİ HERŞEYİ DÜŞÜNMÜŞ. ŞEFLERİN TELSİZLERİ V.S. HER TÜRLÜ İLETİŞİM İMKANI OLMASINA RAĞMEN SERVİS DAHA PROFOSYENEL VE TELAŞSIZ OLABİLİRDİ. KALİTELİ BAYAN ELEMANLARADA KESİNLİKLE İHTİYAÇ VAR.

    KAPIDA KARŞILAMA PARK ORGANİZASYONU VE UĞURLAMA İYİYDİ.

    ATACAN BEYE BÖYLESİNE BİR MEKAN SUNDUĞU İÇİN TEŞEKKÜR EDER, HAYIRLI İŞLER, BOL KAZANÇLAR DİLERİM.
    Mehmet Doğan Ateş.

    YanıtlaSil
  11. herşey çok şık lezzet tavan yapmış ama küçük kusurlarda yok değil.... nedensiz ve garip bir telaş yaşanılıyor serviste tahminim zamanla oda hallolacaktır iyi çalışmalar...

    YanıtlaSil
  12. dünya çapında idda ile açılan bir yer diye bahis ediliyor nenehatun göksu ile ilgili..Evet iddalı olundugu daha içeri girer girmez belli oluyor muazzam bir büyüklük şık bir dekor yemeklerin lezzeti kısacası herşey tavan yapmış ama sanki biraz gereksiz bir telaş var özellikle servis personelinde .Tahminim buda yavaş yavaş oturacaktır......

    YanıtlaSil
  13. her sey guyel ama burada biz dugun salonuna bakiyoru....

    YanıtlaSil
  14. BİNAYA BAKIYORUM ,İŞLEVİNE BAKIYORUM, LOKANTA .HERKAT LOKANTA, TÜM MENÜ BİRBİRENE KARIŞMIŞ, NEDEN ANLAMADIM, DAHA DÜZENLİ OLAMAZMIYDI,MESELA BİRKATI LAKANTA İSE BİRKATI RESTORAN,BİRKATI BALIKCI,BİRKATI MÜZIKAL ROOF,BİRKATI.BAR,BIRKATI CLUUP DİSKO.VS GİBİ DAHA PROFESYONEL PAYLAŞIMLA BİR BLOK OLALİRDI VE HİÇ BIRŞEY DE BİRBİRINE KARIŞMAZDI ,DİYE DÜŞÜNÜYORUM,

    YanıtlaSil
  15. Gerçekten ben de severek gidiyordum. Ta ki pişmemiş balık getirip geri göndermemize ve tekrar pişmesini istememize rağmen yine pişmemiş olarak gelmesine kadar. Buraya kadar olanı kabul edilebilir hatadır yapılır denilebilir ama bir de bu pişmemiş balığın parasını hesaba yansıtmaları, buna itiraz etmemize rağmen hayır ödeyeceksiniz tutumu sergilemeleri kabul edilebilir değil. İş çok para harcayarak lüks restoran yapmakla bitmiyor bence. Yapılan işin arkasında durulmalı ve hatanın bedeli müşteriye ödetilmemeli.

    YanıtlaSil
  16. Göksu ve diğer yazılara ilişkin yorumlarınızın büyük bölümünü yayınlıyorum. Elediklerim ise doğrudan mekan sahibine hitaben yazılmış olanlar. Bu iletileri, muhattaplarına göndermeniz daha doğru olacaktır...

    YanıtlaSil
  17. Herşey çok güzel muhteşem atmosfer,Yemekler güzel fakat hergün önünden Araba ile geçiyorum Trafiği fazlasıyla alt üst ediyorlar,birde üstelik bir şey demeye gelmiyor,asıl kişisel kalitelerini göstererek kabadayılık yapıyorlar.Acaba trafik polisleri niye müdale etmiyor?.

    YanıtlaSil
  18. Yemekler çok güzel,görünüm çok güzel,fakat trafik felç,her gün önünden geçmek zorundayım ve her seferinde problem,tam bir terbiyesizlik, paranın gücü herhalde içeride olanlar sadece yetmiyor,bir şey söyledimmi gerçek kalitelerini gösterip kabadayılık yapıyorlar.Trafik Polisleri bu konuyla niye ilgilenmiyor acaba.

    YanıtlaSil
  19. evet ama trafik bütün esat ve nenehatun caddelerinin problemi galiba bu sorunu tamamiyle göksuya maletmek haksızlık gibi geliyor bana ayrıca bende seneldir orda yerim ama kabadayılık yapan kimseyle karşılaşmadım doğrusu

    YanıtlaSil
  20. Merhaba,
    dün iftar yemeği için gittik öncelikle iftar için hazırlanan tencere yemeklerini istememizi diğerlerini çok beklemek zorunda kalacağımızı ifade etti nedenide 60 kişilik bir rezervasyon olması ve o kişilerin kebap siparişi vermesi 4 katlı restaurant ama 60 kişi üstü kebap çıkarınca servis 1 saat sarkabiliyormuş ....kebap 15.50 idi ve su istedik ortaya sağolsunlar kendi ikramları diye göstererek salata, çorba ve iftar tabağı getirildi hesaba hizmet bedeli olarak 25 lira küver 20 lira iftar tabağı 32 olan bir hesap geldi çıkışta kişi başı 40-45 arası ödemek zorunda kaldık bende diğer yazan arkadaşla aynı fikirdeyim ekstraları fiyatlara sunulması müşteriyi yanıltmaz

    YanıtlaSil
  21. Göksu restoran ne yazık ki biz Nenehatun caddesi sakinleri için gönlümüze taht kurmaktan çok uzak. Sebebi de yoğun olduğu zamanlarda önünce sıralar halinde biriken ve metreler boyu tüm park yerlerini kapataran müşteri otomobilleri. Bu durum Nenehatunda oturan vatandaşların arabalarını koyacak bir yer bulmalarını imkansız kılıyor. Bu sorunu özellikle gece geç saatlerde yaşadığımızda ciddi anlamda mağdur durumda kalıyoruz. Öte yandan hem Nenehatun, hem de Tahran caddesinin aşağı bölümü bu araçlar yüzünden zaman zaman tek şeride iniyor ve trafik felç oluyor.
    Bunca para akıtıp lüks bir restoran açabilen kişilerin otopark sorununu çözememeleri içler acısı. Her gün polise şikayetçi olmaktan sıkıldık ama nitekim polis de durumu fazla ciddiye almıyor gibi, çünkü sorun olduğu gibi devam etmekte. Bunları buraya yazmamım sebebi, Göksu restoran müşterilerini bu konuda hassas olmaya davet etmek. Biz ne yazık ki ciddiye alınmıyoruz ama restoran müşterilerinden bu konuda sitem, şikayet ya da yalnızca "Niçin yeterli kapasitede bir otoparkınız yok, arabaları cadde kenarlarına istifliyorsunuz?" sorusunu duymak bile restoran sahiplerini harekete geçirmeye yardımcı olabilir. Sesimizi duyurmaya ihtiyacımız var, umarım yorumumu onaylar ve yayınlarsınız...

    YanıtlaSil
  22. Bu lokantanın yeri isabetli seçilmemiş.müşteri arabaları trafiği felç ediyor ve etrafı rahatsız ediyor.bu kadar yatırım yap yeterli otopark yapma olmaz böyle yatırım.

    YanıtlaSil
  23. ABİLERIM BNDE BU LOKANTADA CALISIYORUM BURAYI YAPTIRAN KISI ATACAN AKSOY ISKEMBE KEBAP SALONUMUZ 24 SAAT ACIKTIR BN ISKENBEDE CALISIYORUM AKSAM 8 DEN SABAH 8 E KADAR VE HARIKA BIRYER 250 PERSONELI VAR AKSAM 8 DE FILAN HAFTA ICI FULL OLUOR LOKANTA GELIRSENIZ BEKLERIM DAHA BENIM YASIM 15 'AMA HERKEZİ DAVET EDIOrZ

    YanıtlaSil
  24. yargı mensubuyum.. meslektaşımla gittik..hiç memnun kalmadım...çünkü hizmet yavaş,ilgi yok,yemekten sonra ne çay ne kahve ne tatlı ikram etmediler,kolonyalı mendil bile verılmedı...karışık kebabın yanına 2 dilim normal ekmek getırdıler bız de lavaş istedık haliyle.. kebaplar lavasla yenır normal kepeklı ekmekle degil..lavaşa bıle bi ton para aldılar..onemlı olan para harcamak degıl gereken ılgı ve alakayı görebılmek..bundan sonra asla gıtmeyeğim..gitmeyi düşünenlere de asla tavsiye etmeyeceğim...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.

Son haftanın en çok okunan 10 yazısı

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum İstanbul'un ardından

Bu satırları yazarken etkinliğin ikinci günkü programı devam ediyor. İki günlük, oldukça yoğun program tam zamanında başlaması, zaman çizelgesine uygun devam etmesi ile uluslararası bir organizasyon olduğunu belli etti. Katılım ücretinin yüksekliğinin getirdiği en önemli sonuç etkinlik izleyicilerinin gerçekten ilgili kişiler olmasıydı. Sadece ilk gününü takip edebildiğim etkinlikte TTNet ve AirTies CEO'ları gibi çok üst düzey konuşmacılar söz aldı. Oturumların araları, toplantı salonunun önündeki fuayede kurulan sergileri gezmek için yeterli uzunlukta tutulmuştu.  İstanbul'un en kolay ulaşılabilen otellerinden birisi olduğunu düşündüğüm Mövenpick'in seçilmiş IPTV Forum için. Levent metrosunun çıkışında yer alan otel, aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet köprüsünün dibinde. Levent metrosundaki otobüs duraklarında Sabiha Gökçen havaalanına direkt giden İETT otobüsü kalkıyor. Zaten Atatürk havaalanına raylı sistemle, aktarmalar yaparak ulaşılabiliyor. Sabah 6 uçağı Atatürk hav

IPTV World Forum Ardından, Teknik Değerlendirme - 1

Yazının başlığını Teknik Değerlendirme - 1 dedim. Bunun bir dizi yazının ilki olduğunu düşünerek öyle yazdım. Pek uzun yazmayacağı, dizi yapmayı düşündüğüm için. Öncelikle Türk Telekom ve TTNet üzerine görüşlerimi yazayım. Etkinliğin ana destekçilerindendi her iki şirket. Türk Telekom'un üst şirket olarak görürsek, ki öyle aslında, Argela, TTNet ile birlikte sergi alanında büyük yer almışlardı. Argela, yazılım geliştirme alanında çalışıyor. TTNet, malum internet servis sağlayıcısı. Türk Telekom'un etkinlikte açıkladığı stratejisine göre IPTV , internet ve Voice over IP (IP üzerinden ses:VOIP) hizmetini TTNet üzerinden sunacak. İnternet ve telefonu tek faturada birleştirmeyen Türk Telekom, üç hizmet için tek fatura dönemine geçmeyi planlıyor. IPTV'yi itici güç olarak kullanacak. 3 farklı ekrandan (telefon, televizyon ve bilgisayar) televizyon izlemenin olanaklı olacağı ileri sürülüyor. Planlaması kolay, uygulaması ise zor bir hizmet IPTV. Multicast broadband internet bağl

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

Sayısal radyo - Norveç FM yayınlarını sonlandıran ilk ülke olacak mı?

Blog sayfamda sayısal radyo yayınlarıyla ilgili yazdığım yazılar var. Bunlara bir yenisini eklemenin yeri geldi. Yazıya karar vermemin nedeni, Avrupa Yayın Birliği (European Broadcasting Union: EBU) teknoloji dergisi Tech-i'in Aralık 2013 sayısının başlığı "end in sight for FM?" Dergide FM yayınlarını kapatmayı planlayan Norveç'teki durumu irdeleyen bir yazı var.  Norveç, FM radyo yayınlarını 2017 yılında sonlandırmayı hedefleyen ve bunu açıklayan ilk ülke . Ülkede sayısal radyo yayınları ile FM analog radyo yayınları eş anlı olarak yapılıyor. Sayısal radyonun tanıtılması ve desteklenmesi için kamu yayıncısı NRK ile Norveç'in en büyük özel radyo yayıncısı P4 ortaklığında Digital Radio Norway (DRN) adlı bir yapı kurulmuş . Bu kamu - özel birlikteliği sayısal radyonun yaygınlaştırılması için önemli bir sinerji yaratmış. 2013 sonu itibariyle Norveç'in %90'ını kapsayan iki adet DAB+ multipleksi bulunuyor. Norveç kamu yayıncısının yükümlülüğü ise 2014 son

"İhtilalin Süvarisi", Nesrin Turhan

Kitap , yakın tarihimizi yalnızca ders kitaplarından öğrenen benim gibileri için bulumaz bir kaynak. 1960 yılını, 27 Mayıs'ta yapılan ihtilal ve ardından gelen idamlardan ibaret sanırdım. Bir solukta okuduğum roman, yer yer mahkeme tutanaklarına yer yer anılara dayanılarak yazılmış. Nesrin Turhan zor işini başarıyla bitirmiş. Albay Talat Aydemir'in mahkemede yaptığı son konuşmanın günümüz için de geçerli görünmesi, romanın en düşündürücü yanıydı. Binbaşı Fethi Gürcan'ın karizması ve "görev adamı" özellikleri oldukça etkileyiciydi. Roman ile ilgili çok daha fazla yorum yapmak isterdim. Ancak bu yorumları yapabilmem için o dönemi tüm yönleri ile öğrenmem gerektiğini düşünüyorum. Ülkemizin içinde bulunduğu durumu anlayabilmemiz için geçmişini, özellikle yakın geçmişini, iyi öğrenmemiz gerekiyor. Nesrin Turhan'a ve kitabın yazılmasında emeği geçen herkese teşekkürler...

Yaylapınar (Sinekçiler) Köyü Nazilli tatili

Yazılacaklar birikti, bu gidişler birikmeye devam edecek. Üst üste gelince seyahatler, okunanlar, teknik gelişmeler böyle oluyor. Yavaş düzgündür, düzgün ise hızlı deyip başlayayım bir yerinden.  Geçtiğimiz haftanın 6 gecesini, Aydın'ın Nazilli ilçesinin, eski adıyla Sinekçiler, Yaylapınar köyünde geçirdik. Ne ben, ne de eşim Nazilli'li. Oralarda yaşayan akrabamız da yok. Peki nasıl oldu da bir köyde kaldık 6 gece. Pınar Kaftancıoğlu sayesinde. Kendisini büyük şehirlerde, özellikle İstanbul'da, yaşayan çocuk sahipleri tanıyacaktır. Ayşe Arman'ın söyleşisinden sonra tanıyanlar ve alış veriş yapanların sayısında ciddi artış olmuş. Siz tanımayanlardansanız İpek Hanım'ın Çiftliği'nin web sayfasına bakmanızı ve yazının geri kalanını sonra okumanızı öneririm.  Kaftancıoğlu, bana kalırsa ülkemiz için uygulanabilir bir kalkınma modeli oluşturmuş. Ülkemiz, her ne kadar son dönemlerde ihmal edilmiş olsa bile, bir tarım ülkesi. Tarıma elverişli topraklara

Genç Kızlar Labirentinin Esrarı / Eduardo Mendoza

Facebook, Trends ve Twitter hesaplarımdan #hergünebirkitap etiketiyle paylaşım yapmaya başlayalı okuyacağın kitapları nasıl seçiyorsun diye soranlar oluyor. İşin doğrusu özel bir yöntemim yok. Tanıtım yazıları, dergilerdeki söyleşiler yol gösterici olsa da nokta atışı öneriler, tanıdıkların tavsiyelerinden çıkıyor.  Bu kısa ve belki de gereksiz girişin ardından gelelim Eduardo Mendoza'dan okuduğum ilk eser olan Genç Kızlar Labirentinin Esrarı romanına. Öncelikle bu romanı okumama vesile olan sevgili kızıma teşekkür ediyorum. Onun isteği ile sahafta bulup satın aldım Mendoza'nın 1990 yılında Remzi Kitabevi'nden çıkan romanını. Fransızca'dan Hüseyün Boysan çevirmiş dilimize. Neden orijinal dilinden çevrilmemiş anlamadım.  Roman, İspanya yakın tarihini kısaca özetleyen bir önsöz ile yayınlansaydı çok iyi olurdu diye düşündüm okuduktan sonra. Franco kimdir, 1936 - 1939 arasında yaşanılan İspanya İç Savaşı neden çıktı, kim kiminle savaştı gibi temel bilgileri bilmeden de oku

Çok Uzak - Fazla Yakın / Adalet Ağaoğlu

Adalet Ağaoğlu'ndan okuduğum yedinci eser ve bloga eklediğim ilk oyun: Çok Uzak - Fazla Yakın. Okurken düşündüm ve sanırım sadece bloga eklediğim değil, aynı zamanda, "okuduğum" ilk oyun. 160 sayfa ve 1991 senesinde İletişim Yayınlarınca basılmış.  Tiyatro oyunu okumak ilginç bir deneyim. Romanda, öyküdeki gibi olmuyor yazım tarzı. Çok Uzak - Fazla Yakın toplam 160 sayfa, oysa anlatılanları dizi film yapmak isteseniz 2-3 sezonluk senaryo çıkartabilirsiniz. Zamanlar ve mekânlar arasında gidip gelen, bu gidiş gelişlerin nasıl olacağını bile tarif eden bir metni var. Dediğim gibi, okuduğum ilk oyun olunca, tüm oyunlarda böyle mi yazılır zaten bilemedim.  Sanat ve hayat, ikiz kardeş gibi. Çok Uzak - Fazla Yakın, bu ana konu üzerine inşaa edilmiş. Ev içindeki rollerden, ülkenin geçirdiği çalkantılı dönemlere, kadın erkek ilişkilerine bir çok yan konuya da değiniyor. Adalet Ağaoğlu'nun romanlarından sinemaya uyarlananlar var. Fikrimin İnce Gülü, sanırım en bilinen uy

Yabancı dil öğrenmek üzerine: DuoLingo deneyimimim

kızımın çizgileri Ülkemizin kanayan yaralarından birisidir sanırım, yabancı dil öğrenmek. Onlarca kurs, yüzlerce kitap, saatlerce ders ve sonuç: anlayan (en azından anladığını düşünen) ve konuşamayan kişiler... Bir yerlerde bir sorun olduğu kesin, ama nerede? Farklı zamanlarda, 3 kez Fransızca kursuna gittim. İlk seferin ardından, aslında bir temel bilgim olmasına karşın, her seferinde en baştan başladım, hiç bilmiyormuşum gibi. Ne yazık ki kurslarda öğrendiklerim kalıcı olamadı. Şimdilerde, 70 gündür, her sabah DuoLingo ile çalışıyorum. Ücretsiz ve arada çıkan reklamlarla devam eden sürümünü kullanıyorum. Eminim farklı online dil kursları da vardır. Online platformda, kurslarda olmayan ne var diye düşününce bir kaç şey tespit ettim. Belki sizlerin de işine yarar diye paylaşıyorum: Yabancı dil öğrenmek, sürekli ve kesintisiz tekrar gerektiren bir süreç. Kurslar, sadece haftanın belli günleri, bir kaç saat için ve çoğunlukla, günün en yorgun olunan akşamlarında oluyor.  Fi