Ana içeriğe atla

İskandinav ülkelerinde sayısal radyo - 5: Genel değerlendirme

Ankara Kalesi
Sayısal radyonun genel bir değerlendirmesini yapmaya çalışacağım. İskandinav ülkelerindeki son durumları özetledim bir kaç gün boyunca. Eminim sizlerin de kafası karışmıştır: kimi ülke seneler boyunca deniyor, tüm ülke sathına yayılmış şebeke kuruyor, gene de insanlar sayısal radyo alıcısı satın almıyor. Aslında işin özüne, piyasa ekonomisinin temeline indiğimizde resim netleşiyor: Bir şey sadece "sayısal" olduğu için "iyi" / "üstün" / "gerekli" değildir!

Sayısallaşma bir çok sektörü altüst etti. Fotograftan telefona, televizyondan matbaaya bir çok alanda değişimler / dönüşümler yaşandı. Bu değişim ve dönüşümler incelendiğinde görülecek olan insanların ya daha kolay, ya daha kaliteli ya da daha ucuz ihtiyaçlarını karşıladıkları gerçeğidir. 

1980'li yıllarda başlayan sayısal karasal radyo teknolojisi çalışmaları ise FM ile kıyaslandığında, dinleyicileri ikna edecek bir ek fayda sağlayamadı. Kısa dalga üzerinden yapılan ve çok düşük ses kalitesi sunan yayınların sayısallaşması sürecini düşündüğümüzde karşımıza başka bir hikaye çıkıyor. Mesele dönüp dolaşıp yeterli ses kalitesi sağlayan FM yayınlarından neden vazgeçileceğine kilitleniyor. 1995'lerden bu yana yaşanılanların kanıtladığı FM yayınlarını sonlandırmadan insanların sayısal radyo alıcılarını almak konusunda istekli olmadıkları. Birleşik Krallık bu tespitimin en canlı kanıtı niteliğinde. Sadece sayısal karasal radyo platformunda istasyonların olması bile insanları ikna etmek için yeterli olmuyor. Nüfus kapsaması olarak %96'ya erişen 415 sayısal radyo hizmetine sahip Birleşik Krallık'ta hanelerin %44'ü sayısal radyo alıcısına sahip değil. Birleşik Krallık'ın sayısal karasal radyo yayınlarına ilk başlayan ülkelerden olduğunu ve bugün için FM yayınlarını sonlandırma tarihi ilan etmediğini de ekleyeyim. 

Peki yeni teknoloji karasal radyo yayınlarında kullanılmasın mı? Sorunun yanıtı net: Elbette HAYIR! Yeni teknoloji demek, sayısal karasal radyo yayını demekle aynı şey değil. Hibrit / melez radyo teknolojisi bugün kullanmakta olduğumuz FM ile de gayet başarıyla çalışabiliyor. RadioDNS adlı bu sistemin ayrıntılarını bu yazımdan okuyabilirsiniz.

Aynı şekilde giderek veri kapasitesi artan ve "broadcast" olarak da çalıştırılma olasılığı taşıyan yeni nesil mobil iletişim şebekeleri de radyo yayıncılığının geleceği için bir seçenek sunabilir. Bu bağlamda Almanya merkezli başlatılan IMB5 adlı çalışmayı takip etmek gerekiyor. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik