Futbol yazıları başlasın...

2004 yılından beri yazdığım blogda futbol etiketli hiç bir paylaşım yok(tu). Bu "önemli eksikliği" görüp, geç de olsa ben de futbol yazayım dedim. Kendimi bildim bileli Trabzonspor'un taraftarıyım. Neden diye sormayın ve hemen yanıt vereyim, Trabzonlu değilim, annem de babam da Trabzonlu değil, Trabzon'da doğmadım, Trabzon'da üniversite okumadım.... Diğer sorularınıza toptan yanıt olsun, Trabzon ile herhangi bir bağlantım yok, kentin futbol takımını desteklemek dışında.

Gelelim bu futbol yazılarının nereden çıktığına. Belki bilenleriniz vardır, bir süredir TRT Spor kanalında teknik yönetmen olarak çalışmaya başladım. TRT'de çalışmaya başlamamın üzerinden neredeyse 25 sene geçtikten sonra yeniden yayına, rejiye dönmek farklı hissettirdi, ama bu yazının konusu değil bu duygular...

TRT Spor'da teknik yönetmenlik yapmanın hayatımdaki en önemli etkisi futbolla çok daha yakından ilgilenmek durumunda kalmam. Futbola daha fazla maruz kalmak diye de ifade edebilirim durumu. Genellikle hafta içi gündüzleri çalışıyorum, yayında çalışma saatleri vardiyalar halinde düzenleniyor. Benim vardiyama Spor Manşet ve Hedef Süper Lig denk geliyor. 90 ve 120 dakika boyunca haftanın maçlarının ayrıntılı yorumlarını dinleyince heveslendim. 

Geçen haftasonu Beşiktaş Trabzonspor maçı öncesi Bein Connect abonesi oldum. Bu sayede evde sakin ve sessiz maç izleyebildim. Maça dair gözlemlerimi başka bir yazıya saklayayım. Bu yazıda sadece futbol yazılarının başlamasının "müjdesini" veriyorum...

Yorumlar