Ana içeriğe atla

Radyonun ABeCe'si, Yiğit Yavuz

Yüzlerce radyonun yayında olduğu ülkemizde, işin teknik yönlerini de anlatan Türkçe kaynak eksikliği şaşırtıcıydı. Bu dönem başladığım öğretim görevliliği sırasında çok arayıp bulamadığım kitap Ekim 2008'de basılmış. Piyasada radyo-radyoculuk üzerine yazılmış kaynak kitaplar iletişim fakültelerinde okuyanlara yönelik hazırlanmış. İşin idari boyutlarını, felsefesini anlatıyor. Düzenleyici kuruluşlardan, yayınların içeriklerinden bahsediyor ancak tekniğe ilişkin bilgi yok denecek kadar az.
Yiğit Yavuz'un kitabı, bu alandaki boşluğu başarıyla dolduruyor. Radyonun hangi bölümünde çalışıyor olursanız olun Yavuz'un kitabından çok yararlanacağınız kesin. Teknik, program ve idari diye ayırabileceğimiz radyo personelinin herbirinin diğerlerinin yaptığı işleri bilmesi önemlidir. Bu sayede diğerlerinin ihtiyaçları daha iyi anlayabilir. Ancak, özellikle tekniğe ilişkin bilgilerin anlaşılması zor olur. Belki en zoru bu bilgileri herkesin anlayabileceği dille açıklamaktır. Yavuz, zor olanı başarmış ve Bir radyo kurmak başlıklı 5. bölüm, ses masası, mikrofon, hoparlör, akustik yalıtım gibi teknik bilgileri teknik olmayanların da anlayabileceği bir dille açıklamış. Ütopya yayınlarından çıkmış bu önemli çalışmayı konu ile ilgili alanlarda çalışanlara (reklam, teknik, program ve hatta dinleyicilere) öneririm.
Yiğit Yavuz'un blog sayfası radyo ile ilgili bir çok yazıya ev sahipliği yapıyor...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula