Ana içeriğe atla

Nasıl Aptal Oldum?, Martin PAGE

Martin Page'den okuduğum ilk roman Nasıl Aptal Oldum? Ön kapağındaki tanıtım yazısı ilgi çekiciydi. Kitap, tanıtım yazısının yarattığı beklentiyi karşılar nitelikte. Tanıtım yazısında:
Antoine zekanın, iyi düzenlenmiş ve iyi bir şekilde dile getirilmiş aptallıkları gösteren bir sözcük olduğunu, yeminli bir entellektüel olmaktansa aptal olmanın çoğu zaman daha geçerli sayıldığını düşünecek kadar yoldan çıktığını düşünüyordu. 
Yirmibeş yaşında zekasının kendisini mutsuz ettiğini fark eden romanın kahramanı mutlu olabilmesi için öncelikle alkolik olmayı, ardından kendini öldürerek dünyayı terk etmeyi planlar. Romanı okumayı düşünenler için denemelerinin sonuçlarından ve kitabın geri kalanından bahsetmeyeyim. Keyifle okunan, yer yer güldürüp çoğunlukla düşündüren bir roman. Kapital yayınlarından 2005 yılında çıkmış. Benim okuduğum ilk baskısıydı.
Televizyon, roman kahramanının aptallaşma çalışmalarının ilk aşaması olarak edindiği ev aleti. Neredeyse iki haftadır, kaldığı odada uydu alıcı televizyon olmasına karşın, hiç televizyon izlemeyen satırların yazarı, televizyonun aptallaştırıcı etkilerinden bir nebze arındığını hissediyor. İşin acı yanı kendisi televizyonun daha ilgi çekici hale gelmesine yönelik teknolojilerle ilgili çalışıyor :)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula