Ana içeriğe atla

haftanın yemeği: tavuk kavurması / bulgur pilavı

Biliyorum biliyorum. İstikrar diyeceksiniz. Hani pazardı, geçen hafta cumartesi oldu, bu hafta perşembe diyeceksiniz. Ne yapayım, en istikrarlı olduğum konu bu: istikrarsızlık :)
İki hafta öncesinde başladığım yemek mevzusunun bu haftaki konukları gene Osmanlı mutfağından, bir kez daha 15. yüzyıla ait bir yemek: tavuk kavurması + bulgur pilavı (ki pilav, tamamen uydurmasyon tarifine ait :) ile Şili'li madencilere selam olsun diye bir Şili şarabı: Frontera. Kendisi Chardonnay cinsi üzümlerden üretilmiş leziz bir beyaz.Orijinal tarifi merak edenler Boyut Yayın Grubu'nun Marianna Yerasimos tarafından hazırlanan 500 Yıllık Osmanlı Mutfağı kitabına bakabilir. Birazdan okuyacağınız tarif, Yerasimos'un tarifinin bozulmuş (tahrif edilmiş) halidir. Bu hali de gayet lezzetli oldu, baştan söyleyeyim :) 
Efendim öncelikle malzemelerimiz





  • bir kaşık un,
  • 5 yumurta,
  • 2 orta boy kuru soğan,
  • 3 kaşık kadar sıvı yağ,
  • 500 gr kadar tavuk eti,
  • 1 kaşık kadar sirke,
  • kimyon, kişniş, tuz
ve yapılışı:
Öncelikle tavuğumuzun üzerini örtecek kadar su koyup haşlanmaya bırakıyoruz. Ben kalça şiş kullandım. Yağlı olduğu için lezzeti garantili oluyor. Ayrıca kemiksiz olması da avantaj. 10-15 dakika kadar ağzı yarı açık tencerede normal ateşte pişiriyoruz. Ocağa koyduğumuzda üzerine biraz tuz eklersek daha iyi oluyor. Tencerenin ağzını tam kapatırsanız, köpürüp taşıyor. Ağzını tam açarsanız suyu azalır. Tavuk haşlanırken soğanları soyup bir kenarda bekletiyoruz. Etler pişmeye yakın yumurtaları kırıp bir güzel karıştırıyoruz. 
Çırptığımız yumurtalara bir kaşık unumuzu yedire yedire ekliyoruz. Bulamaç halindeki karışımı (benim karışım biraz sıvık oldu, belki unu bir kaşıktan fazla konulabilir ya da yumurta sayısı azaltılabilir) haşlanan etlerimizle buluşturacağız. Ancak önce haşlanan etlerin suyunu süzeceğiz. Sakın süzdüğünüz suyu atmayın. Türküsü bile var: 
Horozumu amanın kaçırdılar,
Damdan dama uçurdular,
SUYUNA DA PİLAV pişirdiler,
işte haşlanan tavukların suyunu türküde olduğu üzere, pilavda kullanacağız. Haşlanan ve suyu süzülen etlerimizi bir güzel yumurta-un karışımı ile buluyoruz. Tavada kızdırdığımız yağa (ben iki kaşık kullandım) etleri koyup çevire çevire kavuruyoruz. 




Yumurtalı et karışımının piştiğini görünce sıra soğanları kavurmaya geliyor. Soğanı, bir kaşık yağda pembeleştiriyoruz. 

İçerisine kimyon, kişniş ve tuz koyuyoruz. Kimyon ve kişniş oranını eşit kullandım (ikişer çay kaşığı) Tuz keyfinize kalmış. Unutmayın ki haşlama sırasında da tuz koymuştuk. Pembeleşen soğanlar ile tavukları buluşturuyoruz. Birlikte bir iki çevirdikten sonra işimiz tamam. Yemek pişti. Sırada bulgur pilavı var. Pilav için malzeme çok kolay, bulgur ve haşlanan tavuğun suyu :) Yapılışı, malzemeden de kolay. Suyu ısıtıp bulguru içerisine koyuyoruz. Altını kısıp bekliyoruz. Bulgurun miktarı, suyun miktarının yarısı kadar olursa ölçüsü tutuyor. Bulgur pilavı yapmak pirinç pilavı yapmakla kıyaslanmaz. Ölçüsünü tutturamazsanız hatanızı telafi şansı verir. Benim kullandığım oranlar tuttu: 1/2. 
  



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula