Ana içeriğe atla

1000. yazı

2004 yılı Kasım ayında başlamıştım blog yazmaya. O günden bugüne, aralar vermiş olsam bile, sürdürdüm yazmayı. Bu yazı, çeşitli sebeplerle yayından çekip silmeye kıyamadığım 4 yazıyı da sayınca, 1000 numaralı olanı. Kimi uzun, kimi kısa 1000 yazı yazmışım kendim için. Okunma sıklığını, sevilen yazıları falan takip ediyorum. Yazdıklarım okunsun diye twitter hesabı bile aldım, ama öncelikle kendim için yazdığımı itiraf ediyorum. Kitaplar, yazarlar, mekanlar ve teknik yazılarla başlamıştım. İlk zamanlar tiyatro yazıları da ağırlıktaydı. Çocuklardan sonra tiyatro dönemine ara verdik bir süreliğine. Bu sezonun son oyununda da olsa Aklımdaki Kadınlar'ı izledik geçen gün. Oyunla ilgili yazacağım ayrıca, ama çok etkileyici bir oyun olduğunu söylemekle yetineyim. Eğer önümüzdeki sezon da devam ederse mutlaka izleyin.
Londra fotoğraflarına devam edeyim:
malum trafik ters. cadde / sokak geçerken ne tarafa bakacağını şaşırıyor insan. Londra'da benzer uyarıları Look Left, Look Right şeklinde sıkça gördüm.

Fotograf küçük olunca pek belli olmuyordur. Burası Oxford caddesinden China Town'a geçerken kullanabileceğiniz caddelerden Dean Street. Bina 28 numaralı bina. Altında Quo Vadis (nereye gidiyoruz?) adlı bir bar/restaurant var. Binanın önemi ne peki? Karl Marx bu binanın birinci katında yaşamış ailesiyle. 3 çocuğunu yetersiz beslenme yüzünden kaybettiği ev burası. Şehirde önemli yerleri gösteren bilgilendirici tabelalar var. Dean caddesinin üzerinde de var böyle bir levha. Nedendir bilinmez (!) Marx'ın evi bu levhada yer almıyor.

Benzer bir sistem Paris'te de vardı. Bisiklet, ciddi bir ulaşım aracı.

Soho'da bir kokteyl bar. Öğrendiğime göre bir zincirmiş. Bu şubesini diğerlerinden ayıran ise konumu. Soho'da Marx'ın Dean caddesindeki evine yakın bu binanın ikinci katındaki Red Lion isimli barda, ki günümüzde ikinci katta bar falan yok, "dünyanın bütün işçileri birleşin" sloganı bulunmuş ve Komünist Manifesto kaleme alınmış. Barda bu bilgileri bulamıyorsunuz. Bu bilgiler Londra rehberlerinde de yok. Peki ben nereden öğrendim? Rachel Howard ile Bill Nash'in yazdığı Secret LONDON An Unusual Guide adlı kitaptan.

Londra'nın bir başka sembolü taksiler. Klasik olanı siyah renkli, gerçi ben her rengini gördüm.

Be At One barın bir başka fotoğrafı. Adresini merak edenler için: 20 Great Windmill Street London.
 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik