Ana içeriğe atla

Göksu Restaurant

Özellikle öğlen saatlerinde Kızılay, Sakarya civarında düzgün yemek yiyeceğiniz bir yer arıyorsanız en doğru seçim Göksu Restaurant olacaktır. Meşhur Otlangaç'ın karşısına denk düşen mekan, hızlı ve özenli servisi, lezzetli ve fahiş olmayan fiyatları ile bölge insanlarının gönlünde çoktan taht kurmuş. Öğle saatlerindeki kalabalığa karşın hızlı ve özenli servisin sırrı yeterli sayıda personel çalıştırmak olsa gerek. Yemeklerinde etsiz çeşitlerinin az oluşu dışında kusuru yok denebilir. Akşam servisini hiç denemedim, ancak akşamları Sakarya'ya gidenlere fazla hitabetmeyebilir.
Afiyet olsun.
GÖKSU RESTAURANT
Bayındır Sokak No: 22 / A Kızılay - ANKARA
tel 312 431 47 27 - 431 22 19

Yorumlar

  1. harika bir yerrr ve ben haftanın 4 günü orada yemek yerim personel ve müdürleri çok şeker insanlarrrr mehmet bey sıcacık gülüşüyle sizi karşılıyor ve çok yakışıklııı:)

    YanıtlaSil
  2. harika bir yer.güleryüzlü.personel
    temiz hijyen,saygın karşılama,saygın uğurlama diyecek söz yok.

    YanıtlaSil
  3. bence öğleyinden başka akşam da denenmeli enfes ızgaraları balık ve doğu mutfağı bi harika aynen pırrrrrr gibi

    YanıtlaSil
  4. nenehatun biran önce açılmalı bence kaliteye devam harikasınız

    YanıtlaSil
  5. merhaba;
    güleryüzlü ve ilgili bir personel ve çok lezzetli yemekler, göksu denince ilk akla gelen şeyler bunlar.
    herkese tavsiye ediyorum, patlıcan söğürme ile başlayabilirsiniz :)
    senem mert

    YanıtlaSil
  6. yaklaşık 15 senedir acabalarla gitmediğim tek mekan.her şey çok iyi.yalnız bir ricam kendi web sayfasını görmek istiyoruz.eğer olmaz ise resim şart.afiyet olsun.

    YanıtlaSil
  7. obur şubenızi cok merak edıyorum nezaman acılacak

    YanıtlaSil
  8. google'da arayınca ilk sırada bu haber çıkıyor olsa bile Göksu Restaurant'ın işletmecisi değilim. Sadece yemeklerini seven bir müşteri.

    YanıtlaSil
  9. Nenehatun şubesi ne zamn açılacak kimse bişey demeyecekmi.merakla bekliyoruz yeni yeri.tabiki yemekleride.!!!

    YanıtlaSil
  10. nenehatun şubemiz eylül ve ya ekim ayında açılacak

    YanıtlaSil
  11. yeni yerinin açılış tarihinin her yıl nisan ve eylül ayı olduğu söylenen ama ne zaman açılacağının belli olmadığını düşündüğüm. Kızılayda ki kalitesinin devam ettiği takdirde kızılaydaki gibi olmasa bile nenehatun caddesinde de iş yapabileceğini düşündüğüm mekan.

    YanıtlaSil
  12. Aldığım duyumlara göre bayram sonrası açılacakmış Nenehatun'daki yeni yer.

    YanıtlaSil
  13. zaten hep öle diolar önemli günlerden sonra açılıo ama tarih yok ortada ama yinede beklemeye değer

    YanıtlaSil
  14. öncelikle lokantamız için yapmış olduğunuz yorumlara çok teşekkür ederim.yeni yerimizi açmakta gerçekten biraz geciktik ama bu gecikmenin sebebi sizlere en mükemmeli sunma arzumuzdan kaynaklandı ama inanın muhteşem bir mekan oldu ve tabiki buna ilave olarak menü ve personel eğitimi tamamlandı yani artık ocakta açabiliriz diyoruz.sizlere ve ankaralılara hoş kaliteli hesaplı bu mekenı biran önce açmak dileğiyle saygılar sunarım.göksu restaurant işletme müdürü

    YanıtlaSil
  15. ocakta açıcaz demişsiniz hafta osnu ankaraya gelmeyi düşünüyorum açıldı mı?

    YanıtlaSil
  16. Bugünlerde Nenehatun caddesindeki mekanda hummalı bir hazırlık göze çarpıyor. Bu haftasonuna açılmış olur mu bilemiyorum tabii. İşletmeciden bilgi gelirse zevkle yayınlarım...

    YanıtlaSil
  17. İşkembe ve dürüm vb. yenilebilecek yeri açılmış diye duydum. Ama gözümle de görmeden inanamam.

    YanıtlaSil
  18. Gözüm ile gördüm. Gerçekten açılmış dediğiniz bölümü. Henüz gidip denemek kısmet olmadı. Zaten gidip görünce sizler için de fotograflayacağım...

    YanıtlaSil
  19. evet alt katta işkembe salonu açılmış çorbasını severek içtim ve herşeyiyle yine muhteşem.4 4lük bir yer olacağı şimdiden belli.her zaman ki gibi.

    YanıtlaSil
  20. fiyatlar nasıl kızılaya göre zamlı mı

    YanıtlaSil
  21. ben gittim ve bayıldım içerde muhteşem bir atmosfer yaratılmış göksu denince sakaryadaki gibidir diye düşünüyorsunuz ama gidin ve görün inanamayacaksınız ayrıca yemekler aynen kızılaydaki gibi fiyatlar çok uygun personel gayet ilgili başarılar dilerim

    YanıtlaSil
  22. Ankara da 1994 yılından beri perakende sektöründe hizmet vermeye başlayan ADAM BİLGİSAYAR LTD ŞTİ hizmet ağını genişleterek iş süreçlerine MYARES restaurant yazılımını da ekleyerek bu alanda da ciddi bir başarı yakalamıştır.
    Hızla gelişen teknolojik dünyada her söktörde olduğu gibi restaurant yönetiminde de oluşan önemli kayıpları ve müşteri memnuniyetini kullanıma sunduğu IBM SP 500 dokunmatik ekranlarla daha güvenli daha hızlı sağlamış ve estetik duruşuyla da bu alanda önemli bir yer edinmiştir.
    Kuruluşunu yapmış olduğu Göksu Restaurantta bu sistemle çalışmalarını gerçekleştirmektedir.1945 yılından beri kızılay bayındır sokakta bu sektörde hizmet veren,müşteri kalitesini ve memnuniyetini ön plana alarak personel ve sunumunun şıklığı ile Ankara’nın seçkin restaurantlarındandır. Göksu restaurant işletmelerine nenehatun şubesi ile yenisini ekleyerek yine MYARESi seçerek ve bu yazılıma bağlı arka ofis yazılımında MYASOFT çözümüyle işleyişlerine başlamıştır.

    Iş hacmini ciddi bir şekilde artıran Göksu Rest.satış terminalleri ve restaurant yönetim teknolojilerinin de katkısıyla, tezgah-ardındaki verimlilik ve hizmet süratinde de belirgin gelişmeler gerçekleşmiştir.
    SP 500 dokunmatik ekranlarla çalışmak masa siparişlerinin eksiz ve hızlı bir şekilde mutfağa gitmesini sağlar ve mutfak bölümlerinde mutfak yazıcılarıyla fonksiyonel biçimde çalışır.her siparişin hangi mutfak yazıcısından çıkacağı hangi masaya gönderileceğine kadar detaylar sunar.bu işleyişte müşteri memnuniyetini artırır.masada alınan sipariş için garsonun mutfağa kadar gitmesine gerek kalmaz ayrıca eskiden yürütülen çalışmalarda garson siparişini kalem kağıt kullanarak yapıyordu burada yazılan siparişin doğru bir biçimde de okunmasında ve hazırlanmasında aksaklıklar yaşanıyordu buda bir zaman ve emek kaybıydı ve tabi ki müşteri kaybı.bu sistemle geliştirilen çözüm tüm bunları ortadan kaldırdı.
    Hem tezgah önü hem tezgah arkası servis işleyişini hızlandırıcı yemek kalitesini yükseltici ve masa kullanım hacmini artırıcı etkisiyle hem üretkenlik hemde müşteri memnuniyeti üzerinde oldukça önemli etki oluşturmuştur.
    500 ü aşkın ürün çeşidiyle siparişlerini müşterilerine hızlı ve doğru biçimde sunmaktadır.Ve personelin müşteri ile daha çok ilgilenmesini sağlamaktadır.SP 500 pos cihazlarının kullanımı müşteri üzerinde de olumlu etki yaratmaktadır.
    Tüm mutfak bölümlerinde bağlı bulundukları garson pos cihazına ait siparişlerin ulaştığı mutfak yazıcıları vardır.her şefe içeriklerin pişme süreçlerine bağlı liste ulaşır buna bağlı olarak artan yiyecek kalitesinin bir sonucu olarak yine müşteri memnuniyeti ön plana çıkar yiyeceklerin sıcak olmadığı veya servise yetişmemesi gibi bir durum yaşanmaz.
    Alınan siparişle başlangıç ve ana yemek arasında geçen zamanında doğru kullanımına olanak sağlayarak müşterinize daha rahat bir ortam sunmaktadır.
    Toplam yeme süresinin hızlanmasının üç önemli sonucu vadır:
    • müşterilere mümkün olan en taze yiyecekler en sıcak şekilde servis edilir.
    • Toplam sipariş verme süresi net olarak hızlanır.
    • Yer bulma olanağı belirgin bir biçimde artar; yoğun zamanlarda neredeyse % 50’ye varan bir oranda.
    Günümüz jenerasyonuna ait müşteriler için esneklik daha önemli bir konudur.İnsanlar rahatlamak ve ilgilenilmek isterler. Yine de, zamanlarını kontrol edebilmeyi de isterler. Bu bir ikilem gibi görünebilir. Misafirlerimizin acelesi olduğunda restaurant personelinin müşterinin tam olarak ne kadar zamanı olduğunu anlayabilmesi ve servisi buna göre adapte edebilmesi gerekir. Siparişin mutfağa ivedilikle iletilmesini ve buna ek olarak mutfak ekipmanının en verimli şekilde kullanılmasını sağlayan listelemeye olanak veren teknolojilerin bu sürece büyük katkısı olur.
    Programın arka office programı MYASOFT bölümünde ise satınalma, tedarik zinciri, siparişler,satış ciro takibi,ürün listeleri-menü planlama finans-personel işlemleri yapılıyor restaurant raporları alınabiliyor.isterseniz bu işlemleri onlıne olarakta herhangi bir yerden takip etmenizede imkan sağlıyor.
    Myasoft Myares sistemi ile yeni menüler,fiyat ayarlamaları ve diğer değişiklikler tüm restaurantlara anında dağılımını gerçekleştirir.bu programda zincir restaurant genelinde veritabanı tutarlılığı sağlamakla kalmaz ayrıca personelin veritabanını tek tek güncelleme olayını da internetle güncelleme sağlayarak ortadan kaldırır hata yapılma riski oluşturtmaz.
    Bu yatırımın geri dönüşünde ise çok ciddi getirileri direk görebilirsiniz.yürüyerek mutfağa siparişlerin iletilmesindense doğrudan iletilmesi önemli bir zaman tasarrufu demektir özellikle 5-6 katlı bir restaurantta 1 mutfak sözkonusu ise.Bu sistem daha dayanıklı olmasına şimdi ve uzun vadede daha fazla esneklik sağlamasına bağlı olarakta hesaplıdır.

    YanıtlaSil
  23. ben 23 yıldır nenehatunda oturuyorum ,15 senedir otelçilik ve lokantacılık deneyimim var.merak ettim arkadaşlarımla beraber mekana gittim,enfes bir yemek ,hoş bir karşılama ,tatlı bir misafirperverlikçok sayılmayacak bir hesap.kelimenin tam anlamı ile on numara.işletme sahibine allah bol kazançlar versin ,herşey için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  24. HERŞEYİN LEZZETİ NEFİSSS... YILLARDIR GİDERİM, HER ZAMAN MUTLU VE MUTLU AYRILDIM :))) TÜM FORMAL & SAMİMİ MİSAFİRLERİMİ DE İTİNA İLE ORAYA GÖTÜRÜRÜM, BİR KEZ BİLE MAHÇUP ETMEDİLER BENİ :))) BUNCA YILDIR HİZMET VE LEZZETTEN ÖDÜN VERMEDEN ÇALIŞTIKLARI İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUMM.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorumlarınız denetimimden geçtikten sonra yayınlanacak. Beğenmediklerinizi hakaret içermeyen şekilde ifade edin lütfen.

Son haftanın en çok okunan 10 yazısı

Yaylapınar (Sinekçiler) Köyü Nazilli tatili

Yazılacaklar birikti, bu gidişler birikmeye devam edecek. Üst üste gelince seyahatler, okunanlar, teknik gelişmeler böyle oluyor. Yavaş düzgündür, düzgün ise hızlı deyip başlayayım bir yerinden.  Geçtiğimiz haftanın 6 gecesini, Aydın'ın Nazilli ilçesinin, eski adıyla Sinekçiler, Yaylapınar köyünde geçirdik. Ne ben, ne de eşim Nazilli'li. Oralarda yaşayan akrabamız da yok. Peki nasıl oldu da bir köyde kaldık 6 gece. Pınar Kaftancıoğlu sayesinde. Kendisini büyük şehirlerde, özellikle İstanbul'da, yaşayan çocuk sahipleri tanıyacaktır. Ayşe Arman'ın söyleşisinden sonra tanıyanlar ve alış veriş yapanların sayısında ciddi artış olmuş. Siz tanımayanlardansanız İpek Hanım'ın Çiftliği'nin web sayfasına bakmanızı ve yazının geri kalanını sonra okumanızı öneririm.  Kaftancıoğlu, bana kalırsa ülkemiz için uygulanabilir bir kalkınma modeli oluşturmuş. Ülkemiz, her ne kadar son dönemlerde ihmal edilmiş olsa bile, bir tarım ülkesi. Tarıma elverişli topraklara

Pazr günü eğlencesi: Eymir gölü etrafında bisiklet sürmek

Sadece ODTÜ öğrenci ve çalışanlarının bir de göl kartı sahiplerinin girebildiği düşünülür Eymir gölüne. Oysa, eskiden olduğu gibi bugün de arabasız girdiğiniz sürece, kimse kimlik sormaz kapısında. Birisi TRT'nin Oran yerleşkesinin yanından inen yolun sonunda, diğeri Gölbaşı'ndaki TEİAŞ tesislerini geçince olmak üzere iki kapısı bulunur bu küçük göl ve çevresinin. ODTÜ arazisidir ve içerisinde piknik yapmak yasaktır. Son düzenlemeler sonrası üniversite arazisi olduğu için içeride alkol satışı yasaklanmıştır. Yakın zamanda üniversite yönetiminin aldığı bir karar ile Eymir gölü çevresine haftasonları araç girişi tamamen yasaklandı. Her iki kapının yakınında, ODTÜ'de görev yapan güvenliklerin kontrol ettiği park alanları oluşturuldu. Ücretsiz olan bu alanlara aracınızı bırakıp yürüyerek göl çevresine girebiliyorsunuz. İçeride her 10 - 15 dakikada bir hareket eden ring servisleri bekliyor. Lokantaların olduğu yerlerde durakları var. Dönüş için de aynı araçları kullanabili

Almanya'da televizyon yayınlarına erişim

Televizyon yayınları kablolu ve kablosuz olmak üzere iki ortam kullanılarak evlere ulaştırılır. Her iki ortam için de farklı uygulamalar bulunmaktadır. Kablonun kullanıldığı durumlarda Kablo TV, IPTV seçenekleri mevcuttur. Kablosuz ortam için ise uydu ve karasal vericiler kullanılabilir. Her ortamın kendisine göre avantajı, dezavantajı vardır. Daha ayrıntılı analizlerde, yayıncı için ve izleyici için avantajlar ve dezavantajlar olduğu görülecektir. Hatta ülkelerin düzenleyici denetleyici kuruluşlarının desteklediği ve/veya kösteklediği televizyon dağıtım yöntemleri olduğu söylenebilir.  Bu uzun girişi yazmamın sebebi, Arthur D. Little adlı araştırma kuruluşunun yakın tarihte yayınladığı bir araştırma. Lars Riegel ve Julien Duvaud-Schelnast imzalı   Almanya'da TV Platformları 2014 ve sonrası başlıklı 10 sayfadan ibaret rapor, Almanya'da son dönemin sıcak tartışma konusu durumundaki sayısal karasal televizyonun geleceğine ilişkin önemli analizler içeriyor. Geçtiğimiz Nisan

İkiz bebekle tatile çıkacaklara öneriler

Blog sayfamdaki yazıları belli kategorilere göre ayırıp etiketliyorum. Yazacaklarımın etiketlenebilecek şeyler olmasına özen gösteriyorum. Kısacası her aklıma geleni bloga yazmıyorum. Bugün canım sıkıldı, bari canımın sıkıldığını tüm dünya duysun demiyorum. Biraz bu nedenle, biraz yazarın anonimliğini korumasını sağlama kaygısıyla özel hayatıma ilişkin paylaşımları sınırlı tuttum bu güne kadar. Bu yazı yukarıda anlattıklarımla çelişse bile tatile çıkmadan önce yaptığım internet aramalarında işe yarar çok az bilgi bulabildiğim için ikiz bebek sahiplerine deneyimlerimi aktarayım istedim. Bu yazı ile birlikte yeni bir etiket bloga merhaba diyor: İkiz büyütmek. Bu etiket altında, çok sık olmamakla birlikte, ikiz büyütürken yaşadıklarımı paylaşacağım.

Anıttepe, sokaklar, anlamlar

Ankara, ne yazık ki, içerisinden su geçen şehirlerden değil. Aslında daha doğrusunu söylersem, içerisinden geçen suların üzerini kapatıp yok eden bir kent. İncesu deresi, Kavaklı dere, Ankara çayı hep üzeri kapatılıp, halının altına süpürülen tozlar gibi gözden ırak tutulup unutulmuş kent suları. Hal böyle olunca Başkent, akar suyun kente sağlayacağı güzelliklerden yoksun. Neyse ki arayan için gizli güzellikler barındırıyor.   Anıttepe, bu gizli güzellikleri saklayan semtlerden. Anıtkabir, yılın her mevsimi caddelerden eksik olmayan turist otobüsleri, resmi bayramlarda protokol için kapatılan yollar, son dönemde sıklıkla düzenlenen mitinglere ev sahipliği yapan Tandoğan meydanı, Çankaya Belediyesi'nin  konserlerinin mekanı Anıtpark Anıttepe denildiğinde ilk aklıma gelenler. Ve tabii, geçenlerde bir yarışmada soru olarak da yöneltilen sokak isimleri: Ordular, İlk, Hedef, İleri, Ata ve Akdeniz caddesi.    Anıtkabir'in sınırını oluşturan 3 cadde bulunur: Gençlik, Mareş

Civitas - Suadiye / İstanbul

Sadeceözgür, 2004 doğumlu bir blog. Başlangıç senelerinde, "mekân" etiketli bir çok yazı yayınladım. O tarihlerde Google Haritalar hizmeti yoktu hayatımızda. Artık, ben de bir çok kişi gibi, Google Haritalar'a yazdığım yorumlar ile gittiğim mekânları değerlendiriyorum. Bu yüzden "mekân" etiketli son yazım 2019 tarihli ve o yazı film yıkatıp negatiften baskı alabileceğiniz mekânlarla ilgili .  Bu giriş paragrafının ardından gelelim bu yazıyı neden hazırladığıma. Malûmunuz, İstanbul sokakları ve kafelerini keşfetmeye devam ediyorum. Bu keşifleri, zaman zaman blogda da paylaşmaya karar verdim. Civitas , bu serinin ilk yazısına konu oldu.  İstanbul'un Anadolu Yakası'nda, Marmara kıyılarına yakın, güzide semtlerinden Suadiye'deki bir kafe Civitas . Mekâna ilk ziyaretimde sadece kahve içmiş, vitrindeki tatlıların görüntülerine hayran kalıp, bir daha gelmeliyim diyerek, ayrılmıştım. İstanbul gibi devasa bir şehirde yaşayınca, bir daha, bir sene sonraya den

Hüküm Gecesi / Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Seneler önce okuduğum Yaban'ı saymazsam Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan okuduğum ikinci roman oldu Hüküm Gecesi. 1926'da yazılmaya başlanılan eser, 1927'de yayınlanmış. Roman Osmanlı'nın son dönemine tanıklık eden Ahmet Kerim adlı kurgu karakterin gözünden anlatılıyor. İttihat ve Terakki'nin kabinenin içinde yer almadığı hükümet, sopalı seçim, Hürriyet ve İtilâf'ın kurduğu hükümet, Trablusgarp bozgunu, Uşi Anlaşması, Balkan bozgunu, Bab-ı Ali baskını... Anlatılsa roman olur denilen bir dönem, Hüküm Gecesi'nin tarihsel arka planı.  Romanın başkahramanı Ahmet Kerim'in Yakup Kadri'ye benzerliği dikkat çekici. Öyle ki romanın bir yerinde Ahmet Kerim İstanbul'un Sodome ve Gomore'yi andırdığını söylüyor, ki hepimiz Y. Kadri'nin aynı adlı romanını hatırlıyor. Y. Kadri'nin yaşam öyküsüne baktığımda o tarihlerde, tıpkı Ahmet Kerim gibi, gazetelerde çalıştığını okudum. Kurgu karakterler dışında Ali Kemal, Süleyman Nazif, Rıza Tevfik, Ahmet

Sokakbaşı Meyhane, nam-ı diğer Hüseyin'in Meyhanesi

Uzunca bir süredir izlediğim tek televizyon yayını Behzat Ç.'nin Hüseyin'in Meyhanesi mekanı olarak kullandığı Sokakbaşı Meyhanesi'ne sonununda gittim. Hatta yanda gördüğünüz üzere Behzat'ın masasında fotografım da var. Mekan, aslında Behzat Ç. öncesinde de bölgede bilinen sevilen yerlerdendi. Esat dörtyolda, köşebaşında yer alan burayı Behzat Ç.'de mekan olarak kullanmak, muhtemelen Erdal Beşikçioğlu'nun zamanında Sokakbaşı'nın çaprazında bir yer işletmesinden kaynaklanıyordur.  Sokakbaşı'na diziden aşinayız. Havalar iyi olduğunda açık havada büyükçe bir yerleri var. İçerisi de küçük sayılmaz. Mezeler lezzetli, fiyatlar pek ucuz sayılmaz. Dizinin etkisi fiyatlara yansımış görünüyor. Behzat'ın masası rezervasyonlu oluyormuş genelde. Yurt içi ve hatta dışından rezervasyon yapılıyormuş. Mekanın garsonları, kim bölümlerde rol almış. Duvarlarda gazete küpürleri ve diziden görüntülerin yer aldığı fotograflar var.  Yakında final yapacak olan Behzat

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

Kuzey Kore, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, izlenimleri / Feza SEZEN

Blogda farklı görüşlere yer vermek, okuyucu sayısını arttırmak bakımından ne kadar işe yarayacak bilemiyorum. Ancak bildiğim bir şey var ki her e-söyleşi bana çok şey katıyor. Gerek teknik söyleşiler gerekse teknik dışı konulardaki söyleşilerden çok şey öğrendim. Eminim bu pazar yayınladığım e-söyleşiden sizler de bir çok şey öğreneceksiniz. Feza Sezen ile iş yerinden tanışıyorum.  Geçenlerde facebook'taki Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (Kuzey Kore) izlenimlerini okuyup fotograflarını da görünce bu söyleşiyi yapmak istediğimi belirttim. Sağolsun beni kırmadı. Aşağıda okuyacağınız söyleşiye neden olan geziyi Fest Travel Seyahat Acentası 22-29 Haziran 2015 tarihleri arasında gerçekleştirmiş. 1. Paris, Roma, Viyana, Budapeşte ya da Prag değil de neden Pyong Yang? Buna iki yanıtım olacak.  Birincisi, belirtilen bu kentleri ve hatta daha fazlasını gördüm, ayrıca Paris’te de bir süre yaşadım. Bunların tümü, küçük farklılıkları da olsa bir Avrupa yaşamı sunuyor gezgi