Ana içeriğe atla

Sayısal Karasal Yayıncılık STB

Sayısal karasal yayıncılık ile ilgili yazılara devam. Bu yazımda set üstü kutusu (STB) konusunu biraz irdeleyeceğim. Türkiye'de yaşayanlar, hatta ülke dışında yaşayanların bir bölümü de "DIGITURK" isimli uydu üzerinden paket yayını yapan firmayı biliyorlardır. Firma, abonelerine STB verip uydu üzerinden gönderdiği paketin, aboneliğe göre çözülerek televizyondan izlenmesini sağlıyor. Bunu yaparken, normal televizyon yayıncılığına ek olarak, çeşitli futbol maçlarında pozisyon tekrarı, gollerin yeniden izlenmesi gibi ya da televizyon bankacılığı, mesajlaşma, etkileşimli oyunlar, tatil paketlerinin seçimi vs gibi alıştığımız tek yönlü yayıncılık deneyimini değiştirecek işler yapıyorlar. Bu işlerin geneline yayıncılık yazınında ya enhanced TV ya da interactive TV deniyor. İkisi arasında bir miktar fark olsa bile (enhanced TV uygulamalarında geri dönüş kanalı olmuyor genellikle) iki terim de benzer yayınları anlatmak için kullanılabiliyor.
Uydu üzerinden yapılan bu yayınlarda geri dönüş kanalı olarak, yani kullanıcının -ki burada izleyici demek daha uygun- tercihlerinin yayıncıya iletilmesinde kullanılan ortam, telefon hattı seçilmiş. Çeşitli seçenekler olsa bile dünyadaki yaygın kullanım da bu yönde. xDSL'in gelişmesi ile birlikte bu işte de radikal değişmeleri izleyeceğiz. DVB-T yayınlarının yaygınlaşması ile birlikte eTV ya da iTV uygulaması yapan firma sayısında artış bekliyorum. Doğan Grubu bu konuya ilgi gösterdiğini her fırsatta açıklıyor. Doğan dışında da çeşitli platformlarda konunun dikkatle takip edildiğinin sinyalleri veriliyor. Konu iTV ya da eTV olunca seçilecek STB (set üstü kutu) önem kazanmaya başlıyor.
Önceki yazılarımda da belirtmiştim. STB'nin temel görevi gelen sayısal yayın işaretini televizyonun anlayacağı analog işarete dönüştürmek. Sadece bu işlevi yerine getiren kutulara "dummy box" ya da "zapper box" deniyor. Bu cihazlar, birazdan bahsedeceğim diğerlerinden ucuz oluyor. Ancak, bunlar ile iTV ya da eTV uygulamalarını izlemeniz olanaklı değil. Etkileşimli TV yayınlarını almaya da yarayan cihazlar, zapper box'lardan daha gelişmiş cihazlar. Aslına bakılırsa üzerinde basit bir işlemci ve bellek olan ilkel bilgisayarlar olarak da düşünebiliriz bu cihazları. Gelişmiş STB'ler üzerinde etkileşimli TV yayınlarını algılamaya, onları çözüp görüntülemeye yarayan "middleware" denilen yazılımlar yüklüdür. Bu middleware (ara katman) yazılımlar da farklılık göstermektedir. Bu yazılımların görevi, STB'nin donanımının üzerinde bir katman oluşturarak, bu ara katman yazılımı üreten firmanın ya da grubun ortaya koyduğu araçları ya da kuralları kullanarak üretilmiş içeriğin çalıştırılmasını sağlamak.
OpenTV, MHEG-5, MHP vs piyasada yaygın olarak kullanılan middleware'ler arasındadır. Bunların birbirlerine göre artıları ve eksileri bulunmaktadır. Ülkemizdeki tek eTV uygulamasında OpenTV platformu tercih edilmiş ve kulllanılmaktadır. İngiltere'de MHEG-5, İtalya ve Kuzey Avrupa ülkelerinde MHP yaygındır. MHP (Multimedia Home Platform), DVB (Digital Video Broadcasting) grubu tarafından oluşturulmuş bir standarttır. Avrupa Birliği, eTV standartları ile ilgili yaptığı çalışmalar sonucu açık kaynak kodlu, standartları tanımlanmış platformların desteklenmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir. Ülkemizde standart seçilirken, ulusal çıkarların ön planda tutulması, kullanıcıların farklı paketler izlemek için farklı STB'ler almasının önlenmesi için merkezi düzenleyici kuruluşların konu ile ilgili "zorunluluk" getirmesinin yararlı olabileceğini düşünüyorum. İngiltere, yayıncılıkla ilgili diğer bir çok konuda olduğu gibi, bu konuda çok erken başlamış ve o tarihlerde MHP yok iken MHEG-5'i tercih etmiş ve bu konuda epey yol almışken, MHP'nin çıkması ve yaygınlaşması ile birlikte şimdilerde BBC, kamu yayıncı kuruluşu olarak, hazırladığı eTV içeriğini kullanılmakta olan tüm platformlarda tek tek hazırlıyor hale gelmiştir.
Konu uzun ve ayrıntılı. Bu konuda yazmayı sürdüreceğim. İlerleyen yazılarda ülkemizdeki durum, analog yayınlarının kapatılması ile ilgili Avrupa'daki tarihler, DTT'nin (Digital Terresterial Television) Avrupa'daki yayılımı gibi konulara değinmeye çalışacağım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bir kez daha, nedir bu sayısal karasal televizyon?

Blog sayfamda DTT etiketiyle yayınlanmış 100'e yakın içerik bulunsa da, geçenlerde buluştuğumuz lise arkadaşlarımın sorusu üzerine, bir kez daha yazmaya karar verdim. Bilenler, okumadan geçebilir. Bilmeyenler ve sektörün uzağındaki kişiler düşünülerek hazırlanmış bir yazıdır.  Soru - yanıt şeklinde kurgulanmış yazılarımın daha çok okunduğu gözlemi üzerine, buyurun sık sorulan sorularla Sayısal Karasal Televizyon: Şimdi tam olarak neden bahsediyoruz? Çanak ile izlediğimiz televizyon mu?

IPTV World Forum ardından, gözlemler

Etkinliğin teknik değerlendirmesini önümüzdeki haftaya bıraktım gerçi. Ancak, haftaya kadar bekleyemeyenler için kısa kısa gözlemlerimi aktarayım. Ayrıntılı değerlendirmeler gelecek merak etmeyin... Türk Telekom, yaklaşık 5 yıl önce başladığı IPTV projesinde sona gelmiş. TTNet şirketi üzerinden IPTivibu (TTNet CEO'sunun sunumunda, ki konferansın tümü simultane tercüme falan yapılmadan sadece İngilizce'ydi, bu ismin İngilizce'de that is IPTV anlamına geldiğini söyleyince fark ettim IP tivi işte bu anlamında bir kısaltma olduğunu :) adlı hizmeti sunmaya 2 hafta önce başadıklarını duyurdular. Konferansta soft launch (yumuşak duyuru ?) olarak yapılan duyuru ile hizmetin başlatıldığı söylense bile henüz web sayfasında bu konuyla ilgili bilgilere ulaşılamıyor.  IPTivibu hizmeti için en az 8 MBit/saniye hızında TTNet internet aboneliği gerekiyormuş. Şimdilik 101 kanal, ki bunların içerisinde HD olanları da olacakmış. Etkileşimli hizmetler, flick uygulaması falan da sunula

IPTV World Forum Eastern Europe bu yıl İstanbul'da.

Konu ile ilgililerin merakla beklediği etkinlik ilk kez ülkemizde gerçekleştirilecek. Mövenpick Hotel, İstanbul'da 12-13 Ekim (yani haftaya salı-çarşamba) günlerinde toplam 9 oturumda önemli konuşmacıların yer alacağı IPTV World Forum Eastern Europe ile ilgili ayrıntıları web sayfasında bulabilirsiniz. Etkinliğe katılım ücretli. Ücretler epey yüksek. 5 Ekim'den önce kayıt yaptırmışsanız, ki bu iletiyi yazdığım tarih düşünülünce artık çok geç :), 1499 € ödemeniz gerekiyor. Bugün kayıt yaptırırsanız ise 1799 € ödeyeceksiniz. Ancak Free Operator Pass adlı bir seçeneğiniz daha var. Free Attendance For Service Providers olarak ayrıntılandırılan bu seçeneğin tam olarak kimleri kapsadığını çözemedim. Eğer IPTV hizmet sağlayıcılar kastediliyorsa Türk Telekom, TTNet, Superonline gibi şirket çalışanları kapsanmış oluyor. İşin doğrusu kendimi de o kategoriye sokup kayıt yaptırdım :) Ancak kaydımın geçerli sayılıp sayılmadığı belli değil henüz. Neyse, fırsat bulursanız önemli bir etkinlik